OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

ZATEN YOKSUNUZ-MUSTAFA ASLAN

 

 

ZATEN YOKSUNUZ
  

 

 

11 Nisan 2008

 

KADIN BAKIŞI

Meltem Arıkan, Zaten Yoksunuz adlı romanında insanın dimağını öteden beri yoran kadın – erkek ilişkilerini irdeliyor, bir kadının bakış açısıyla.  Kadınların merkezlerinde erkekler var, düş ve gerçeğin iç içe geçtiği bu romanda; erkek bilinmezi çözümlenmeye çalışılıyor. Oysa şimdiye kadar yazıla gelen yapıtların çoğu erkek bakışının ezici ağırlığını taşımaktaydı.

 

ERKEK NASIL TAVLANIR?

Zaten Yoksunuz, kadınların erkekler üzerine kafa yorduğu bir yapıt. Bu yapıtta “Nasıl kız tavlanır?” yerine “Nasıl erkek tavlanır?” sorusuyla karşılaşıyorsunuz. Kadınlar, bu soruyu birbirine soran elbette.  Bu soruyu erkek tavlamanın dürüst bir yaklaşım olup olmadığı sorulur.

“ ……

‘Bakın kızlar ciddi ciddi soruyorum size. Bir erkek nasıl tavlanır?’

 ‘Tavlamaktan kastın nedir?’

 ‘Canım işte, Kaya’nın dikkatini çekmek ve sonra da onu elde etmek.’

……..” (s.53)

Bir kadının bir erkeği tavlayabilmesi için, ona bir şeyler hissettirmesi gerekir.”…öncelikle kadının erkeğe avcı olmadığını hissettirebilmesi lazımdır. Asıl avcının kadın olduğunu. Ancak bu yöntemde de, bu sefer kadın erkeği tavlayabilmek için erkeğin metotları dışındaki kadınlık metotlarını kullanacaktır.” (s.125)

Asıl olan erkeği tavlamak değildir. Onu aşk trenine bindirmektir.

 

AŞK TRENİ KALKIYOR

Aşk treninde yolculuk? Aşk treninde olabilmek için, var olmak gerekmektedir. Başka türlü olası değil, bu. Çünkü bir var oluş başka bir yokla hiçbir şey yapamaz, aşk treni filan bir yana. Aşkın sürekliliği bu trenle olur. Aşkın sürekliliği ise çoğalmaya bağlıdır. Hisler ve duygular yazara göre, çoğalmayı sağlamaz, ama bu yolda atılan küçük bir adımdır. Aşkı yaşayabilmek mi? Önce cesur olmak gerekmektedir, bu okyanusta kulaç atabilmek için.

Ya aşk treninde nasıl kalınır? Aşk treninde kalabilmek sanıldığı kadar zor değildir. Çok basit bir kuralı vardır:”… kendini sevdirmeye çalışmamak ve sevilmeye bırakmaktır” (s.123)

Aşk treninde önemli olan nedir? Hemen ilk durakta inmek mi? Hayır! Meltem Arıkan’ın romanı Zaten Yoksunuz’da aşk treninde inmek binmek diye bir şey yoktur.

“Biz aşk trenine bir erkeği bindirmekten, aşk treninde bir erkekle kadının inmeden binmeden seyahat etmesinden söz ediyoruz. Bir kadın  ve bir erkek yan yana geldiğinde en önemli denge hem av hem de avcı olabilmek halidir.” (s.125)

 

ÇOCUKLUK, İNSANIN KARA KUTUSU MU?

Meltem Arıkan yapıt botunca iki asıl kahramanının çocukluklarına uzanır, bugünlerini açıklamak için. Kişide ileriki yaşlarda ortaya çıkanların olumlu/olumsuz davranışların nedenini çocuklukta arar, bulur. Çocukluk, yazar için insanın kara kutusudur, bana göre.

Yapıtın kahramanlarından gerek Rüya’nın, gerekse Kaya’nın çocukluklarında yaşadıklarının bugünlerinin belirleyicisi olduğunu görüyoruz.

“Kaya çocukluğu boyunca ne zaman düşse, kolu başı acısa, babaannesi, “Erkek ağlamaz, kes zırıldamayı. Erkek olan gülmez, erkek olan kırıtmaz, erkek olan sert olur. Adam gibi ol demişti.” (s.146)

Romanın ilerleyen bölümlerinde Kaya karşımıza asıl mesleğinin yanında derinlere ‘ölümüne’ dalan, derinliklere yakınlık duyan bir dalgıç olarak çıkıyor. Bence, bunun altında çocuklukta yapılan, ‘Erkek adam korkmaz, erkek adam…” gibi telkinler yatmaktadır. Zaten yazar da bu görüşümüzü desteklemektedir.

“…Dibe ilk daldığında hiç korkmadı. Dibe ilk daldığında hiç korkmadı. Dibe ilk daldığında hocasının söylediklerini adım adım takip etti. Dibe ilk daldığında hiç yabancılık çekmedi. Dibe ilk daldığında kendi var oluşuna dokundu. Dibe ilk daldığında kaybettirilen erkeklik duyguları yeniden uyandı. O cesurdu. Erkekti ve daha da dibe dalabilirdi” (s.152).

Bu yapıt erkekleri anlamaya çalışan, onların şifrelerini çözmeye çalışan bir kadının gözüyle yazılmış olsa da, erkekler de bu yapıt sayesinde kadınların dünyasını daha yakından tanımış oluyor. Romanın izleği erkeklermiş gibi görünse de, asıl izlek iki cinsin sağlıklı birliktelik oluşturmalarıdır. Meltem Arıkan, kadın ve erkeği birbirinin bütünleyicisi olarak görüyor, Zaten Yoksunuz’da. Doğal olanı da bu zaten.

 

  • Meltem Arıkan, Zaten Yoksunuz, 4. Basım:Eylül 2005, Everest Yayınları, İstanbul

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016