OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

Yaşamımız Bir Beyaz Kâğıt 

Yaşamımız Bir Beyaz Kâğıt 
———–
Devlet kavramı insanın tarihiyle yaşıttır .Devlet, çağdaş anlamıyla, belirli bir ülkede yaşayan insan topluluğunun, egemenlik ve bağımsızlık temelinde oluşturduğu siyasal örgütlenme. Ulusal devletle özdeşleşen devlet kurumunun tanımı, niteliği, işlevleri ve toplumla olan ilişkisi çağlar boyunca değişik biçimler almıştır.  Devleti bazı filozoflar bir sözleşmeye dayandırır (Rousseau , Spinoza , Locke ) .  Bu filozoflara göre bir kuruma ihtiyaç duyan insan devleti oluşturmuştur . ” İnsanın yapıtı doğanın yapıtıdır , devletin ise insanın . ( … ) Doğası nedeniyle oy birliğiyle onanması gereken tek yasa vardır , o da  toplum antlaşmasıdır .Yurttaşların ortaklığı , dünyada gönüllülüğü en çok gerektiren bağıttır . Her insan özgür doğduğu ve kendi kendisinin efendisi olduğu için  , her ne bahaneyle olursa olsun , hiç kimse onu , o istemedikçe buyruğu altına alamaz . ” diyor ,  Rousseau .

Toplumu dönüştürecek olanlar insanlardır . İçsel çatışmalarına yenik düşen , sağlıklı düşünemeyen , insanlar arasında bir barış , kardeşlik dili kuramayan bir birey kendini var edemezken , yaşamı nasıl dönüştürecektir ? Gündelik yaşamın dönüştürülmesinde  ‘ estetik tecrübe ‘ nin de önemi vardır . Bir başka deyişle , insanın ideolojisinin değişim geçirmesi , estetize olması .  İnsanları ‘ güzel ‘ etrafında toplayan , dahası , güzeli vazgeçilmezlik gereksinimi olarak benimseten ortak nokta  ‘ sanat ‘ tan geçer . İnsanın ideal doğaya ulaşması , açmazlara kaşı yüreğini sağaltması işlevini üstlenir sanat bir anlamda .   Taylan Altuğ’un , Kant ‘ın  Estetiği adlı yapıtından bir alıntıyla , sanata çağrıyı sürdürülelim :  ” İnsanın güzeldeki birliği verilmiş  y da şu an mevcut bir şey değil , fakat zihin yetilerinin kültürü ile yaratılbilecek bir şeydir . İşte tam bu noktada , sensus communis idesinin , insanın ideal doğasına yani kendindeki humanite ‘ye ulaşması yönünde sürekli bir çağrıyı dile getirdiği görülür . ”
Ne var ki , kamu gücünü elde eden devletler , egemen gücü de er geç ele ele geçirirler , hele düşmanca bir tutum içindelerse de ,  sanatı ve sanatçıyı kendilerine muhalif , rakip görür , dışlarlar . Sokrates şairi : ‘ Devlete yararı dokunmamış  kişi sayar ‘ . Yaşamımız çekişmeler içinde geçiyor , bir kör boğaz uğruna , irili ufaklı ne çok sorun  ; bir de körü körüne kendisine bağlanılmasını , hatta biat edilmesini isteyen   bir iktidar varsa başınızda . vay halinize !    Yürek acıyı emen bir süngere dönüşür , ne yana baksan  bir boşluk , Shakespeare’in  şu dizeleriyle örtüşen   bir hüzün :
” Hiçlikler görkemlere bürünmüş
Ve sanatın ağzı iktidar sahiplerince tıkanmış
Sadeliğin adı aptallığa çıkmış . ”

İktidar sahiplerinin sonsuz cüretine  ve halkın yoksulluğuna tanık olan sanatçı yılgınlığa düşecek midir peki ? Tabi ki hayır ! Başına gelene , çektiği acılara ,  bir yazgı gibi bakmamalı kişi , bağnaz yöneticilerin  dayattığı boş inançlara boyun  eğmemeli . Unutmayalım ki her türlü bilgisizlik , boş inanç , yaşanana karşı üç maymunu oynamak yeni baskıları doğurur ; beklediğimiz barış hayalleri kara bulutlara dönüşür , rahat ve huzurlu , özgürce bir yaşam bulunmaz olur .

Düşmanca tutum içinde olan devlet , kendinden yana olan medyayı , sanatçıyı korur ;  kendi diktasını , çıkarlarını savunmayan kim varsa suçludur . Oysa , sanatsal birikimin karakteri de , her şeyden önce  , toplumsal ilişkilerin ürünü olan sanatçının kişiliğiyle örtüşür . Sanat da , bir dünya görüşünün anlatımı , yansımasıdır . Yaşam , bir ak kâğıt değil mi sanatçı için ? Yorgo Seferis ‘in ,  aynı anlamla bağdaşan dizeleriyle ,   selam olsun barış ve kardeşlik içinde yaşamayı yüreğinde yaşatan dostlara :      

‘ Ne idiysen onu yansıyan
amansız bir ayna şu beyaz kâğıt.
Hayatın ne verdiysen odur
bir boşluk ne verdiysen odur
bu beyaz kâğıt .

Feyyaz Kadri GÜL

………………………..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016