OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

yahudiler-mustafa aslan

YAHUDİLER

Stanford J. Shaw uzun yıllar süren (otuz beş) çalışmaların sonunda Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’ndeYahudiler adlı kitabını hazırladı. Birçok ülkede kaynaklar taranarak ortaya çıkmış, bu yapıt.
Yapıt beş bölümün yanı sıra ekler ve Yahudilerle ilgili kaynakça bölümünden oluşmaktadır. Birinci bölüm:Yahudilerin bir araya gelişi, ikinci bölüm:Osmanlı İmparatorluğu Yahudilerinin altın çağı, üçüncü bölüm:XVII. ve XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu’nda Yahudilerin gerilemesi, dördüncü bölüm:XIX ve XX yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu’nda Yahudilerin dirilişi, beşinci bölüm 1923’ten itibaren Türkiye Cumhuriyeti Yahudileri.
KADER BİRLİĞİ
 
Yapıt, Mustafa Kemal Atatürk’ün 2 Şubat 1923 günü Yahudiler’e ilişkin söyledikleriyle başlıyor. Atatürk şöyle diyor:“Kaderlerini onları yöneten Türklerin kaderiyle birleştirmiş bazı sadık yurttaşlarımız vardır. Bilhassa Yahudiler, bu millete ve vatana sadakatlerini ispat ettiklerinden, bugüne kadar refah ve gönenç içinde yaşamışlardır ve bundan sonra da refah ve saadet içinde yaşamaya devam edeceklerdir.”
 
İlişkileri çok eskilere dayanan iki halk olduğumuzu görüyoruz, bu yapıtı okuduğumuzda. Yahudiler, Osmanlılardan önce Selçuklulardan başlayarak Türklerin yönetimleri altına Bizans’ın baskıcı yönetiminden kaçarak girerler. Onlar çok kolay kaynaştıkları Osmanlı öncesinden başlayarak Türklerle iyi ilişkiler içerisindedirler,
NÜFUS
Shaw’ın yazdıklarına göre. Osmanlı ise Yahudilerin altın çağıdır. Osmanlı’daki nüfusunu konusuna da değinilmiş. Genel nüfusa göre Yahudi nüfusun fazla bulunduğu Selanik ile İstanbul’dakini karşılaştırılmış. İstanbul’un birçok açıdan önemli olduğu belirtilmiş.
“…imparatorluktaki en yoğun Yahudi nüfusu, şaşırtıcı olmayacak biçimde, yönetim, finans ve ekonomi merkezi İstanbul’daydı. Tudelalı Benjamin M.S 1160’ta Konstantinapol’e girdiği zaman toplam 2,500 Yahudi aile (yaklaşık 17,500 kişi) olduğu belirlendi.” (s.59)
 Stanford J.Shaw özellikle ülkemizdeki Yahudilerin nüfus hareketlerini önemli tarihleriyle belirtmiş başka ülkelerdekilerle birlikte, yukarıda alıntıladığımızla sınırlı olmadığını belirtmem gerek.
GERİLEME VE DİRİLİŞ
 
Osmanlı’nın gerilemesiyle banker ve hekimler sayesinde sarayda nüfuz sahibi olan Yahudiler’in de zenginlik ve güç kaybına uğradığını, gerilediğini görüyoruz. Aslında bunun işaretlerini Kanuni Sultan Süleyman’ın son dönemlerinde görebiliyoruz. İmparatorluğu oluşturan öğeler bu zamandan yavaş yavaş birçok açıdan bir çözülme, bozulma sürecine girmiştir. Bunun da kaynağında devşirmelerin Türk aristokratlarının yerine geçmelerini, rekabet ortamı kalmayınca sultanlar üzerinde etkilerini artırmalarını, ordu üzerinde egemen olmalarından başlayarak anlatıyor, Stanford J. Shaw.
“Süleyman’ın saltanatında XVI. Yüzyılın ortalarından itibaren, Osmanlı yönetici sınıfındaki iki büyük gruptan bir tanesi sisteme hakim olmaya başladı. Bu grup, XI. Yüzyılda Anadolu’da yaşamış Türkmenlerin soyundan gelen ve Osmanlıların çok güçlü olduğu asırlarda yönetimde olan Türk aristokrasisi değil; önemli katkılarını ancak bir asır sonra yapacak olan devşirmeler…” (s.171)
Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’ndeYahudiler adlı yapıtta Yahudilerin ‘gerileme’ döneminden sonra yeniden XIX. Ve XX. yüzyıllarda güç ve nüfuz sahibi olmaları ‘diriliş’ adı altında verilmektedir.
Birinci Paylaşım Savaşı sırasında İttihat ve Terakki’nin aldığı kararlar sonucunda diğer unsurlar gibi Yahudilerin de sarsıldığını, Shaw.
Yahudilerin yanında ülkemiz ve bölgemiz tarihi konusunda farklı bilgi ve değerlendirmeleri bulabileceğimiz bir yapıt, Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’ndeYahudiler.
* Stanford J. Shaw, Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’ndeYahudiler, Çeviren: Meriç Sobutay,Kapı Yayınları, Birici Basım Ekim 2008-İstanbul

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016