OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

UYKU İSTASYONU’NDA GERÇEK, GERÇEKLİK VE YANILSAMA

 

UYKU İSTASYONU’NDA GERÇEK, GERÇEKLİK VE YANILSAMA (NOTLAR)

Uyku İstasyonu Nazlı Eray’ın günümüz olayları üzerinden gerçek, gerçeklik ve yanılsama konularını gündeme taşıdığı romanını Everest Yayınları okura ulaştırdı.

“Falcı kadın birden yere devrildi. Sara nöbetine tutulmuş gibi titremeye başladı. Başını iki yana hızla çeviriyor, ağzından köpükler saçıyordu. Ağacın arkasından iki delikanlı çıkıp kadının üstünü beyaz bir örtüyle örttüler. Falcı örtünün içinde debeleniyor, beyaz örtü şekilden şekile giriyordu.” (s.135)

 

G  E  R  Ç  E  K     V  E     G  E  R  Ç  E  K  L  İ  K

Nazlı Eray’ın Uyku İstasyonu adlı yapıtında felsefenin önemli izleklerinden gerçek, gerçeklik ve yanılsama konuları irdeleniyor. Fantastik edebiyatın olanakları ise bu konuları romana taşımaya oldukça fazla olanak veriyor.

Yazar/anlatıcı ve kahraman arasında benzerlik olduğu görülen romanda anlatıcı ya da yazarın içinde bulunulan durumu anlattığı annesinin hastalığı gerçek bir durum olduğu biliniyor. Yapıtta paylaşılan uzamlar ise yine bu gerçeğin bir parçası olduğunu belirtmekte yarar görüyorum.

Tümelliği belirtmeye ve belirlemeye yarayan gerçeklik ise yer yer yapıtın kimi bölümlerinde felsefi sözlerle veriliyor. Yani gerçek her ne kadar böyle görünüyorsa da asıl gerçeklik budur gibi. Örneğin ermişin ağzından verilen sözler gerçekten öte gerçekliği anlamamıza veya bize gerçeklik yönünü göstermeye yarıyor.

G Ö R Ü N E N     Y A N I L T A B İ L İ R

Kahraman/anlatıcının Kim Bassinger kılığında okura sunulduğu ise görünen gerçeğin yanıltıcı / aldatıcı olabileceğini, asıl olanın gerçekliktir iletisini ise sunuyor.

“Asansörün aynasına baktım. Kim Basinger bana bakıyordu.Makyajı tazelenmiş, üstünde siyah ipek kadifeden daracık kısa bir elbise, ayağında yüksek topuklu süet pabuçlar vardı.” (s. 155)

Y  A  N  I  L  S  A  M  A

Yapıtta yanılsamaya en güzel örneklerden birisi illüzyonistin yaptığı gösteriler olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Alman illüzyonistin bir insanı sandık içerisine koyup ve ortadan ikiye kesme veya sandığın her tarafına delici (kılıç) aletler sokması seyirciyi hayrete düşürüyor.

Sonuçta, illüzyonist Hans Moretti’nin yaptığı var olanı algı yanılmasından dolayı farklı bir şekilde göstermektir diyebiliyoruz. Yani bir yanılsamadır demek gerekiyor.

“Artık kutuda kılıç saplayacak yer kalmamıştı. Bu adam nasıl duruyordu kutunun içinde? Nereye girmiş, o koca cüssesi ile  nereye sıkışmıştı? Bir milimetre boş yer kalmamıştı kutunun üstünde, izleyicilerde heyecan doruktaydı. Asistanlar kutuyu iki üç kez sahnenin ortasında çevirip her yanını seyircilere gösterdiler. Koca kutu, içine saplanmış kılıçlarla, bir oklu kirpiye benziyordu.” (s.96)

 

Nazlı Eray’ın yapıtın bütünlüğünde gerçek, gerçeklik ve yanılsama konularını günümüz sorunları üzerinden verdiği yapıtı Uyku İstasyonu‘nda  anlatıcı/yazar ve kahramanın örtüşmesi ise yapıta ayrı bir tat kattığı görülüyor.

 

Mustafa ASLAN

::::::::::::::::::::::::::::

Uyku İstayonu  (Roman), Nazlı Eray,  Everest Yayınları’nda I. Basım: Mayıs 2014, İstanbul

 

1 Comment

Add a Comment
  1. Devamı gelmeli .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016