OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

üçüncü kültür

IMAG2933Editörlüğünü John Brockman’ın yaptığı ‘Üçüncü Kültür’  Alfa yayınları Bilim Dizisi’nde okura ulaştırıldı.

Kimilerine göre, ‘Üçüncü Kültür’,  global insan olma çabasından başka birşey değildir. ‘Üçüncü Kültür’ adlı kitapta kafanızdaki bu konudaki sorulara yanıt bulabilirsiniz.

 konular

  ‘Üçüncü Kültür’ adlı yapıtta yer alan konu başlıkları ve yazarlar şöyle sıralanıyor.

Beliren Üçüncü Kültür

Üçüncü kültür deneysel dünyadaki çalışmaları ve açıklayıcı yazılarıyla hayatlarımızın daha derin anlamlarını görünür kılmada, kim ve ne olduğumuzu yeniden tanımlamada geleneksel aydınların yerini alan bilim insanlarını ve düşünürleri içerir.

 

BİRİNCİ KISIM: EVRİMSEL FİKİR

  1. Bölüm

GEORGE C. WILLIAMS

“Bilgi Paketi”

Gen bir nesne değil, bilgi paketidir. Bir DNA molekülündeki baz çiftlerinin örüntüsü geni belirler. Ama DNA molekülü mesaj değil, ortamdır. Ortam ve mesaj arasındaki ayrımı korumak evrime dair düşüncelerin netliği için kesinlikle vazgeçilmezdir.

 

  1. Bölüm

STEPHEN JAY GOULD

“Canlılığın Tarihinin Örüntüsü”

Evrimde ilerleme yoktur. Zaman içerisindeki evrimsel değişim olgusu bildiğimiz anlamıyla ilerlemeyi temsil etmez. İlerleme kaçınılmaz değildir. Morfolojik karmaşıklık terimleriyle evrimin çoğu yukarı değil, aşağı doğrudur. Daha muhteşem bir şeye doğru ilerliyor değiliz.

 

  1. Bölüm

RICHARD DAWKINS

“Yaşamkalım Makinesi”

Kısa zamanda evrime bakmanın en imgesel yolunun ve evrimi öğretmenin en esin veren halinin “hepsinin genlere dair” olduğunu söylemekten geçtiğini gördüm. Etrafta gezindikleri bedenleri kendi iyilikleri için kullanan genlerdir. Bir organizma genlerinin yaşamkalım makinesidir.

 

  1. Bölüm

BRIAN GOODWIN

“Biyoloji Sadece Bir Dans”

“Yeni” biyoloji, dinamikler ve ortaya çıkış düzeniyle ilgilenen karmaşık sistemlerin kesin bilimi formundaki biyolojidir. Bu biyolojideki her şeyi değiştirir. Çatışma, rekabet, bencil genler, uyarlanımda zirveye tırmanma metaforları yerine evrim bir dansa dönüşür. Hedefi yoktur. Stephen Jay Gould’un söylediği gibi amaç, ilerleme, yön hissi yoktur. Morfouzamda, organizma formlarının uzamında bir danstır.

 

  1. Bölüm

STEVE JONES

“Neden Bu Kadar Çok Genetik Çeşitlilik Var?”

Bazı yerlerde bir sümüklüböcek türünün neden bu kadar değişken olduğunu yeni cevaplamaya başladık, ama herhangi bir türde herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda iki bireyin neden özdeş olmadığına dair hiçbir fikrimiz yok. Bu evrimin asli sorularından biridir. Diğerleri bu sorudan çıkar.

 

  1. Bölüm

NILES ELDREDGE

“Söz Savaşı”

Türler zaman-uzamla sınırlı gerçek varlıklardır ve de bilgi varlıklarıdır. Diğer varlık çeşitleri bir şeyler yapar. Örneğin ekolojik popülasyonların nişleri vardır; işlevini yerine getirir. Türler bu şekilde işlemez. Bir şeyler yapmazlar; daha ziyade bilgi depolarıdır. Bir tür hiç bir suretle organizma değildir; ama yine de evrimsel süreçte önemli rol oynayan bir çeşit varlıktır.

 

  1. Bölüm

LYNN MARGULIS

“Gaia Çetin Ceviz”

Ökaryotik hücreler nasıl belirdi? Muhtemelen başlangıçta yırtıcıların işgaliydi. Bir çeşit baskı altındaki bakteri diğerini istila etti ; elbette yiyecek ararken. Ama bazı istilalar barış anlaşmalarına dönüştü; bir zamanların acımasız ilişkileri olumluya çevrildi. Geleceğin istilacıları, yüzen bakteriyeller durgun konaklarının içine yerleştiğinde kuvvetlerin bu bileşimi gerçekten de parçaların toplamından çok daha büyük yeni bir bütün yarattı: büyük miktarda gen hareket ettirebilen daha hızlı yüzücüler evrimleşti. Bu yeni gelenlerin bazıları evrimsel mücadelede eşsiz derecede ustaydı. Daha ileri aşama bakteri birliktelikleri, modern hücre evrimleştikçe buna eklendi.

İKİNCİ KISIM: Yamalı Bohça Çözümler Derlemesi

  1. Bölüm

MARVIN MINSKY

“Akıllı Makineler”

Beyin …farklı şeyler yapan pek çok farklı aygıtın, bunlara ek olarak onların hatalarını düzelten aygıtların ve üstüne çeşitli bozuklukları/ayarsızlıkları ve istenmeyen etkileşimleri engelleyen eklentilerin yamalı bohça çözümler üretmiş harika bir bileşimidir; kısaca, işi zar zor yerine getirebilen çeşitli düzeneklerin harika bir karmaşasıdır.

 

  1. Bölüm

ROGER SCHANK

“Bilgi sürprizlerdir”

Bilgi sürprizlerdir. Hepimiz dünyanın belli bir şekilde işlemesini bekleriz, ama öyle işlediğinde sıkılırız. Bir şeyi bilmeye değer kılan şey, beklenti yanılgısı kavramı etrafında örgütlenir. Eylem şemaları işlediğinde değil işlemediğinde ilginçtir.

 

  1. Bölüm

DANIEL C. DENNETT

“Sezgi Pompaları”

Sanal bir makine olarak bilinç fikri güzel bir sezgisel pompadır. Uyarlanım zaman alır, çünkü yapay zeka ve bilgisayar biliminin jargonunun çoğu felsefeciler ya da diğer insanlara yabancıdır. Ama bu fikirlerin bir kısmına uyum sağlamak için sabır gösterirseniz, o zaman “Hey! Kafalarımızın içindekinin yazılım olduğu fikrini düşünmeye çalışın. Sanal bir makinedir, aynı kelime işlemcisinin sanal bir makine olması gibi,” diyebilirsiniz. Aniden ziller çalar ve insanlar farklı bir açıyla görmeye başlar.

  1. Bölüm

NICHOLAS HUMPHREY

“YOĞUN AN”

Kendimiz olmak nasıl bir şeydir? İnsan denilen bir madde parçası her birimizin kendimiz diye tanımladığı deneyim için nasıl temel olabilir? İnsan bedeni ve insan beyni aynı zamanda nasıl olabilir de insan zihni olur?

  1. Bölüm

FRANCISCO VARELA

Beliren Benlik kavramı”

Neden beliren benlikler, edimsel kimlikler ister zihin/beden seviyesinde, ister hücre seviyesinde ya da organizma üstü seviyede olsun, dünyalar yaratarak mantar gibi her yerde biter? Bu öylesine üretken bir olgudur ki tamamen yeni alemler yaratmayı sürdürür: hayat; zihin ve toplumlar. Yine de bu beliren benlikler öylesine kaypak, öylesine zeminsiz süreçlere dayanmaktadır ki belirmiş gözükenin sağlamlığı ve zeminsizliği arasında açıkça bir paradoks vardır. Bana göre bu anahtardır ve baki bir sorudur.

  1. Bölüm

STEVEN PINKER

“Dil İnsan İçgüdüsüdür”

Dile bir içgüdü diyorum, itiraf etmek gerekir ki diğer bilişsel bilim insanlarının zihinsel organ, yeti ya da modül dediği bir şey için yabansı bir terim. Dil çocukta bilinçli çaba ya da muntazam yönergeler olmaksızın kendiliğinden gelişen karmaşık, özelleşmiş bir yetenektir, altında yatan mantığın farkındalığı olmadan harekete geçer, tüm bireylerde niteliksel açıdan aynıdır ve bilgi işleme ya da akıllıca davranma gibi daha genel yeteneklerden farklıdır.

  1. Bölüm

ROGER PENROSE

“Bilinç Hesaplanamaz Malzemeler İçerir”

Benim şimdiki görüşüm beynin tam olarak kuantum bilgisayar olmadığıdır. Beynin çalışmasında kuantum etkinlikler önemlidir, ama beynin bilgisayımsal olmayan etkinlikleri kuantumdan klasik seviyeye uzanan köprüde yer alır ve bu köprü bugünkü kuantum mekanik anlayışımızın ötesindedir.

ÜÇÜNCÜ KISIM: KÖKEN SORULARI

  1. Bölüm

MARTIN REES

“Evrenlerin Orkestrası”

Evrenbilim halk için heyecan vericidir çünkü açıkça temeldir ve bugünler bu konu için özel zamanlardır. İlk kez, ana-akım bilimin parçası olmuştur ve artık evrenin kökeni hakkında soruların üzerine eğilebiliriz.

  1. Bölüm

ALAN GUTH

                  “Arka Bahçenizde Bir Evren”

Şişen evren modelinin en şaşırtıcı özelliklerinden biri başlangıçta inanılmaz derecede küçük bir şeyden evrenin ortaya çıkmasına olanak vermesidir. On kiloluk madde tarzında bir şey bir evreni başlatmaya yeterli gözükmektedir… İlkesel bazda, insan yapımı süreçlerle laboratuvarda –ya da arka bahçemizde– bir evren yaratıp yaratılmayacağını sormak çok cazip gelmektedir.

  1. Bölüm

LEE SMOLIN

“Tüm Evrenin Kuramı”

Uzay nedir, zaman nedir? Kuantum kütleçekimin problemi bununla ilgilidir. Genel görelilikte, Einstein bize yalnızca kütleçekim kuramı değil hem de uzay ve zamanın ne olduğuna dair bir kuram verdi; bu kuram bir önceki, Newton’a dayanan uzay ve zaman kavramını tahtından indirdi. Kuantum kütleçekimin problemi genel görelilik kuramından gelen uzay ve zaman kavramı anlayışının bize doğaya dair asli ve derin şeyler söyleyen kuantum kuramıyla nasıl birleştirileceğidir.

  1. Bölüm

PAUL DAVIES

“Sentetik Yol”

Benin kişisel inancım biyologların uzlaşmazlık ve indirgemecilik eğiliminde olduklarıdır çünkü temel dogmalarına hala bir şekilde tam güvenemiyorlar, fizikse konusunda üç yüz yıllık güvenilir temellere sahip, bu yüzden karmaşık sistemlere dair spekülasyonlarında biraz daha serbestliği göze alabiliyor.

  1. KISIM: DARWİN’İN ALGORİTMASI NEYDİ?
  2. Bölüm

MURRAY GELL-MANN

“Plektik”

Bugün bazılarımızın üzerinde çalıştığı konuya “karmaşıklık” demek yaptığımız şeyin doğasını çarpıtıyor gözükmektedir, çünkü altta yatan kuralların yalınlığı tüm işin can alıcı özelliğidir. Bu nedenle söylemek isterim ki; bu konu yalınlığın, çeşitli şekillerdeki karmaşıklığın ve bir miktarda karmaşık uyarlanımsal olmayan sistemlerin üzerinde durularak, karmaşık uyarlanımsal sistemlerin araştırılmasını içerir.

  1. Bölüm

STUART KAUFFMAN

“Bedavaya Düzen”

Ardıl faydalı çeşitlemelerin birikiminden ne çeşit karmaşık sistemler evrimleşebilir? Seçilimin kendisi karmaşık sistemleri uyarlanmaya muktedir kılar mı? Bu tarz karmaşık sistemleri niteleyen belli yasalara uyan özellikler var mıdır? Bütünsel cevap karmaşık sistemlerin, düzen ve karmaşa arasındaki sınırdakilerin mutasyon ve seçilimle en iyi uyum sağlayanlar olacak şekilde inşa edildiği olabilir.

  1. Bölüm

CHRISTOPHER G. LANGTON

“Dinamik Dizgi”

Fizik doğanın temel yasalarını ve bu yasalara göre nelerin doğru olması gerektiğini ortaya çıkararak büyük oranda gerekliliğin bilimi olmuştur. Öte yandan biyoloji bu temel yasalarla, ama ille de onlara gereksinmeden olanaklı süreçleri araştıran olanaklılığın bilimidir. Bunun sonucunda biyoloji fizikten çok daha zor bir bilimdir ama aynı zamanda sadece yaşamı ve onun tarihini anlamada değil, evreni ve geleceğini anlama potansiyelinde sonsuz derecede daha zengindir. Geçmiş fiziğindir, ama gelecek biyolojinindir.

  1. Bölüm
  2. DOYNE FARMER

“Örgütlenmenin İkinci Yasası”

Pek çoğumuz öz-örgütlenmenin genel bir özellik olduğuna inanırız –elbette evrenin ve hatta daha genel bir seviyede “karmaşık uyarlanımsal sistemler” denebilecek matematik sistemlerin. Karmaşık uyarlanımsal sistemleri –eğer sadece matematiksel “zaman” değişkenini ileri doğru sararak– işletirseniz doğallıkla karmaşadan, örgütlenmemiş, farklılaşmamış, bağımsız hallerden örgütlenmiş, yüksek derecede farklılaşmış ve birbirleriyle bağımlı hallere doğru ilerler.

BEŞİNCİ KISIM: BİZDEN ÖTEYE UZANAN BİR ŞEY

  1. Bölüm
  2. DANIEL HILLIS

“Tekilliğe Yakın”

Çok-hücreli organizmalara dönüşen tek hücrelilerle benziyoruz. Bizler amipleriz ve yarattığımız şeyin ne olduğuna dair hiçbir fikrimiz yok. Tam geçiş noktasındayız ve bizimle birlikte arkamızdan gelen bir şey var.

 

 

üçüncü kültür aydınları kimlerdir?

Üçüncü Kültür’ün aydınları kousunda kitabın giriş bölümünde oldukça geniş bilgi veriliyor. “Beliren Üçüncü Kültür” başlığıyla verilen giriş bölümündeki bilgiler oldukça önem taşıyor. Üçüncü Kültür’ün aydınları konusunda bu bölümde şöyle deniyor:

“Üçüncü kültür aydınları kimlerdir? Liste çalışmaları ve fikirleri bu terime anlam veren, bu kitapta yer alan kişileri içermektedir: fizikçi Paul Davies, J. Doyne Farmer, Murray Gell-Man, Alan Guth, Roger Penrose, Martin Rees ve Lee Smolin; evrim biyoloğu Brian Goodwin, Stuart Kauffman, Lynn Margulis ve Francisco J. Varela; bilgisayar bilimcisi W. Daniel Hillis, Christopher G. Langton, Marvin Minsky ve Roger Schank; psikolog Nicholas Humphrey ve Steven Pinker.

Son üç sene zarfında yukarıda adı geçen bilim insanlarıyla kendilerinin ve bu kitapta yer alan bilim insanlarının çalışmaları üzerine süregiden birebir tartışmalarda bulundum. Sonuç ne bir seçki ne de genel bir değerlendirmedir. Ben bunu daha ziyade devingen gelişen sistemin bir sözlü tarihi, zamanımızın ilginç ve önemli sorularını tanımlayan üçüncü kültür düşünürlerinin fikirlerinin kutlaması görüyorum. Burada düşüncelerini halka ve birbirine iletiyorlar. Bu yeni entelektüel topluluğun eylem halindeki sergisidir.”

Teknoloji sayesinde bilgi paylaşımının snırsılaştığından hareketle insanı  global bir göçmen olarak gören ‘Üçüncü Kültür’le ilgili sorularınıza yanıt bulabileceğiniz bir kitap.

Mustafa ASLAN

————————-

Üçüncü Kültür, Editör:John Brockman, I. Basım:Alfa Yayınları, İstanbul, Şubat 2015

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016