OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

şeytan aldatması-mustafa aslan

 

ŞEYTAN ALDATMASI

 

Şeytan Aldatması ünlü sinema yönetmenimiz Halit Refiğ’in yakın tarihimizi ilgilendiren bir senaryosu. DP hükümeti ve 27 Mayıs İhtilali’nin anlatıldığı yapıt Kemal Tahir’le paylaşılan ortak görüşler nedeniyle farklı bir bakış açısı taşımaktadır.

 

“Bizim temel derdimiz herhalde birbirimizi de, kendimizi de bir türlü tanıyamamamız. Bu yüzden Batı ile ilişkilerimizde çok kolay yanlışlara düşüyoruz. 27 Mayıs’a giden CHP-DP çatışması da böyle bir karşılıklı bir yanılmalar dizisi… Türkiye’nin Kıbrıs’a el koymasını affedemeyen Batı, bizi kendi içimizde birbirimize düşürmeyi el hak çok iyi başardı.” (s. 245)

 

 

Amerikan Aldatması

 

Halit Refiğ’in yapıta yazdığı önsöz’de bir zamanlar desteklediği “27 Mayıs askeri darbesi”ni Amerika tarafından Türkiye’ye atılan bir dost kazığı, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bırakmayarak söz dinlemeyen yöneticileri bir cezalandırma olarak görüyor, yapıta da böyle yansıtıyor.

 

Şeytan Aldatması’nın birçok bölümünde Amerika etkisini görüyoruz. Yazar, bu etkiyi açıkça söyleyemediği yerde çok güzel duyumsatıyor. Açıkça söyleyecek olursak, Amerika Kore Savaşı’ndan sonra Türkiye’yi aldatmıştır. Bu bir Amerikan aldatmasıdır.

 

Sanayileşmek Türkiye’nin neyine?

 

DP Hükümeti 6-7 Eylül olaylarından ders çıkarmıştır. Tarımda makineleşmeden dolayı köyler hızla boşalmakta, büyük kentlerin çevresinde gecekondular pıtrak gibi bitmektedir. Gelecekte yaşanacak toplumsal olayların önünü kesmek sanayileşmekle olasıdır. Öyleyse Kore’ye isteği üzerine asker gönderdiğimiz Amerika’dan kredi alınmalıdır. Alınan bu kredi sanayileşmek için harcanmalıdır. Ancak Amerika bu isteğe olumsuz bir karşılık verir. Hükümet Rusya ile görüşür. İşte dananın kuyruğu Kıbrıs ve Moskova görüşmesi nedeniyle kopar.

 

Menderes’in ağzından Amerika’nın asıl niyeti şöyle açıklanır, Şeytan Aldatması’nda:” Yüzümüze açıkça söylenmese bile, Amerika Türkiye’nin bölgesinde bir sanayi gücü haline gelmesine taraftar değil..” (s.53) Aynı konuda Semih Günver’in senaryonun ilerleyen bölümlerinde söyledikleri de Menderes’in sözleriyle örtüşmektedir.

 

Gergin günler

 

Kıbrıs ve DP Hükümetinin Moskova ile görüşmesi…

Yapıt, anlatıcının senaryo gereği görüntülerle geçmişi özetlemesiyle başlar. Asıl Menderes’in düşen uçaktan sağ kurutulduğu için onu karşılamaya gelenlerin olduğu bölümdür. Senaryonun bu bölümünde Menderes’i karşılamaya gelenler arasında İsmet İnönü de vardır. Sarol, Menderes’e:”Aslında siyasi bir yumuşama yanlış bir istek değil. Ama bunun için en iyi yol İsmet Paşa’nın  bugün gardaki  iyi niyet jestine karşılık vermek.” (s.17) gerektiğini söyler.. Senaryonun ilerleyen bölümlerinde Celal Bayar’ın olumsuz, “ Eğer Menderes, İnönü’nün ayağına giderse DP’nin prestij kaybedeceği” (s. 20) yolundaki sözleri sinirleri daha da gerdiği günlerde NATO’ya güvenmektedir. Hatta Çankaya Köşkü’nde yapılan toplantıda Ali Fuat Başgil’in hükümetin istifa ederek CHP’den de bakanlar alarak yeni bir hükümet yani milli birlik kabinesi kurulması (s.93) önerisine de Bayar şiddetle karşı çıkar.

 

İdam kararlarını kim verdi?

 

Halit Refiğ’in Şeytan Aldatması adlı senaryosunda ortamı gerginleştiren birçok olay veriliyor. Cemal Gürsel’in de hükümete bir önerisi vardır. Bayar’ın yerine Menderes Cumhurbaşkanı olmalıdır. Ama…

 

Menderes’in ‘in 27 Mayıs İhtilali ’ne ve idamlara giden yolu kapatacak Eskişehir konuşmasının önemli iletiler verdiği bölümünde ses sistemi devre dışı bırakılıyor. (s.111) Polatkan’a göre: “Birisi hoparlörlerin kablosunu kesti. Halkla bağımızı koparmaya çalışıyorlar.” (s.112) yolundadır.

 

Kendi aralarında da bir söz birliği olmayan 27 Mayısçılar’dan kimse ardında idam kararlarının durmaz. Başta 15 olan idam edilecek kişi sayısını üçe düşürülür. Aslında pek kimse idam taraftarı değil gibi görünse de idam kararları uygulanır. Demek ki, ısrarla idamları isteyen,  ceza vermek isteyen birileri vardır. Senaryonun adında gizlidir, bu.: Şeytan Aldatması. Türkiye’nin milli egemenlik haklarından vazgeçmesi demek olan Amerika’yla yaptığı ikili anlaşmaları itiraf eden  Zorlu’ya göre, “Aslında bu anlaşmaya dayanarak Amerikalılar da bizim mahkum edilmemizi önleyebilirdi…”  (s.218)

 

Halit Refik geriye dönük olarak DP döneminde yaşanan ama bugünü şekillendiren bir Amerikan aldatmasından söz etmektedir. Usta sinemacıdan iyi bir senaryo…

 

 

Halit Refiğ, Şeytan Aldatması (senaryo), I. Basım: Mayıs 2009, Alfa Yayınları, İstanbul

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016