OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

rüştü erata’dan türkçe üzerine

IMAG3242

sachmalama,  TÜRKÇE de neymiş!’

 

Rüştü Erata’nın Türkçe’ye ilişkin güzel  çalışması  ‘Sachmalama,  TÜRKÇE de Neymiş!’‘ yeni basımıyla Alfa Yayınları arasında yerini aldı.

konulardan…

Rüştü Erata’nın ‘Sachmalama,  TÜRKÇE de Neymiş!’ adlı yapıtından kimi konuları şöyle sıralayabiliriz:İlginç soyadlarımızdan bir demet, En yaygın soyadlarımıza gelince, Ülkemizde en çok bulunan 5 dişi adı,  Ülkemizde en çok bulunan 5 erkek adı, Türkiye’de en yaygın erkek-dişi adları, Cumhurbaşkanlarımız-sultanlarımız, Adların yaratılışı, Elektron ve kehrübanın öyküsü, Kişi, yer ve markalardan türeyen adlar, Türkçe gibi görünen her sözcük Türkçe değildir, Azericeden sarsıcı yanılsamalar, Yabancı görünümlü yerli adlarımız, Yabancı olursa olsun da ne olursa olsun, Türkiye’de adlar nereye doğru gidiyor? Yerli otomotiv alanında bir anımsama, Bankalarımız, Televizyonlarımız, radyolarımız, Bisküvi-çikolata-şekerlemelerimiz, Cep telefonu ağlarımız, Dergilerimiz, Sinemalarımız, Reklamlar, Alışveriş kartlarımız, internet dili, Bir dilin öldürülmesi, Yabancı sözcük konukseverliğimiz, İtalyanca ile ilişkimiz, Fransızcadan Türkçeye yağan sözcükler, Bakın, İngilizce-Amerikancayı nasıl fethetmişiz,”başka dillerde de pek çok yabancı kelime var” Olagan sözcük alışverişi, Türkçe-Yunanca ilişkisi, Türkçeden Yunancaya aktarılan sözcükler, Fransızcadan Türkçe ve Yunancaya aktarılan sözcükler,İtalyancadan Türkçe ve Yunancaya aktarılanlar, Arapçadan Türkçeye, Türkçeden Yunancaya, Farsçadan Türkçeye, Türkçeden Yunancaya, Yunancadan Türkçeye aktarılan sözcükler, Arap lehçelerinde tek tük rastlanan Türkçe sözcükler,  Öz Arapçacılık

 

öztürkçecicilik gereksiz mi?

Rüştü Erata Türkçe’nin başka dillerden etkilenmesini, çeşitli dillerden Türkçeye giren sözcükleri örnek olarak veriyor. yazar bununla da kalmıyor. Yakından tanıdığımız birçok Avrupa ülkesinin dillerini yabancı dil boyunduruğundan kurtarmak için yaptıkları çalışmları aktarıyor. Bunlardan en ilginci daha önce ülkemizde Öztürkçecilik olarak adlandırılan, dilimize yabacı dillerden giren sözcüklerden arındırma çalışmalarının sert eleştirilere uğraması… Oysa ‘Sachmalama,  TÜRKÇE de Neymiş!’ adlı kitapta,  Avrupa ülkelerinin özleştirme çalışmalarına bizden çok ama çok önce başladıkları gerçeğinin altı örneklerle çiziliyor. Örneğin :Özarapçaculuk, Öz almancacılık, Özitalyancacılık, Özibranicecilik, Özmacarcacılık…

“XVI. yüzyılda, İtalya, İspanya, Fransa ve sonra daAlmanya Rönesans’ın aydınlığı sayesinde, din dili olan Latincenin egemenliğinden kurtulup, kendi bilim ve kültür dillerini (ileride ulusal dillerini) kurma yoluna gidiyor.

Bu anlayışla Batılı uluslar anadilleri üzerine eğilmişler, onun bakımına özemn vermişler. gelişmesine çalışmışlardır:Halk ağzındaki, yazılı belgelerdeki dillerinin öz değerlerini derlemişler, bunlara dayanarak yeni sözcükler,  terimler üretmişlerdir.” (s.s. 111-112)

yaşamın her alanında

Rüştü Erata, dilimizle ilgili olumsuz gelişmelere yapıtındayaşamın her alanında örnekler veriyor. Cep telefonu ağlarından, sinemalara, reklamlara, alışveriş merkezlerinin adlarına, alışveriş kartlarımıza, internette kullanılan sözcüklere, bisküvi-çikolata-şekerleme adlarına kadar uzanana geniş bir alanda örnekler veriyor.

“Mesireyi-kır gezisini picnic, bilgisayarı computer, hava tyastığını air bag, eh pek olasıcalar, oluru pekalayı okey diye konuşanınız var mı? Çarpıcı, önemli haberler flash haber, yaşa -varol sevinçleri oley oley olurken, yıldızları star diye seyredeininz var mı?” (s.60)

konukseverliğin bu kadarı fazla!

Evet konukseverliğin bu kadarı da fazla! Okurlarımızdan bu sözüme hayret edenler ya da karşı çıkanlar olabilir. Sözünü ettiğim konukseverlik yabancı sözcüklerin dilimizde konuk edilmesi. Yoksa başka bir şey değil!Dilimizde o kadar çok yabancı sözcük konuk etmişiz ki, artık iş konuk etmekten çıkmış karşı tarafın istilasına dönüşmüş, bence. Rüştü Erata’nın  ‘Sachmalama,  TÜRKÇE de Neymiş!’‘ adlı yapıtını okuduktan sonra bu konuda bana hak vereceğinize inanıyorum. Yazar İtalyanca ile ilişkimizi değerlendirdikten sonra “Fransızcadan Türkçeye yağan sözcükler”i okurla paylaşıyor. Kitapta, dilimizi boyunduruğu altına alan dillerin bunlarla sınırlı olmadığı görülüyor. Dilimizi dört bir yandan bir ahtapot gibi sarıp sarmalayıp nefes almasını engelleyen Arapça Farsça ve İngilizcenin dışında  Yunanca ile Türkçe arasındaki sözcük alışverişine de dikkat çekiliyor.

Rüştü Erata Sachmalama,  TÜRKÇE de Neymiş‘ adlı yapıtında dilimizle ilgili çarpıklıkları verirken çözüm önerilerini de önemli kaynaklara ve bilim insanlarımıza dayanarak sunuyor.

 Mustafa ASLAN

—————————————-

Sachmalama,  TÜRKÇE de Neymiş! Rüştü Erata, 3. Basım:Alfa yayınları, İstanbul, Mart 2015

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016