OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

PANOS KARNEZİS VE RIFAT ILGAZ’DA SAVAŞ KARŞITLIĞI-MUSTAFA ASLAN

Ege’nin iki yakası yani Türkiye ve Yunanistan birbirine yakınlığı her alanda kendini göstermektedir. Bu alanlardan belki de en önemlilerinden birisi edebiyattır.
Türk ve Yunan Edebiyatı’nda kuşkusuz ortak birçok noktayı bulabiliriz. Çağdaş edebiyatın iki temsilcisi Rıfat Ilgaz ve Panos Karnezis
Rıfat Ilgaz Karartma Geceleri adlı yapıtında İkinci paylaşım Savaşı yıllarında Türkiye’yi anlatmaktadır. Bu savaşa Türkiye katılmamıştır. Ama halkı perişan, ilerici aydınları baskı altındadır.
Panos Karnezis ise I. Paylaşım Savaşı’nda antlaşma imzalandıktan sonra Anadolu’dan geri çekilen bir Yunan askeri birliğini anlatmaktadır. Karartama Geceleri ve Ruhlar Labirenti farklı zamanları anlatsalar da ortak uzamda buluşmuşlar. Gerçi uzamın konumuz açısından pek önemi yoktur. İzlek olarak ortak noktalar bulmamız, bunun üzerinde yoğunlaşmamız daha yerinde olur, bence. Her iki yapıtta da belirgin bir biçimde savaş karşıtlığı vardır. Ortak izlek savaş karşıtlığıdır.
Karnezis’in yapıtında savaştan, Anadolu’yu işgalden dönen bir birliği anlatıyor. Karnezis’in yapıtında savaş karşıtı duygular ve edimler olması oldukça önemlidir. Barışın değerini en iyi savaşanlar bilir.
Panos Karnezis’in Günahlar Labirenti yenilgi sonrası Anadolu içlerinden Ege kıyılarına ulaşmaya çalışan Yunan askeri birliğinin oluşumuna baktığımız da savaş isteyen kimseyi göremezsiniz. Dinle bilim-arasında gidip gelen bir din adamı, Komünist Partisi üyesi askerler, mitoloji ve morfin tutkunu Tümen Komutanı Nestor. Askeri birlik içerisinde savaş karşıtı bildiri hazırlayıp kimseye görünmeden dağıtan asker.
Yazar savaşılan bir ulusla ilgili olumsuzlamaya gitmemiş, hatta din adamının Türkler hakkında söyledikleri için yalan yanlış olduğunu romanın havasını bozmadan vermiştir. Çünkü halkları birbirine düşman etmek emperyalizmin bir oyunudur. Türklerle-Yunanlıların gerçekte bir savaşlarının olmadığını bir çok yerde görebiliyoruz.
“Binbaşı’yla emperyalist savaşa bir tepki olarak madalyalarını geri vermek hususunda konuştuğunu hatırladı ve dudaklarını ısırdı.” (Ruhlar Labirenti, s.206)
Savaş sefalettir, Karnezis ve Ilgaz’ın yapıtlarında. Ilgaz yaşamın her alanında bunun duyumsandığını aktarır okura. Karnezis ise kahramanları aracılığıyla başarılı bir biçimde çizer savaşın sefalet olduğunu.
“… Pilot savaşın getirdiği sefaletle ilk kez yüzleşiyordu.” (Ruhlar Labirenti, s.66)
Rıfat Ilgaz’ın Karartma Geceleri adlı romanında da tıpkı Karnezis’te olduğu gibi savaş isteyen sadece bir güç vardır: Erki elinde tutanlar. Erki elinde tutanlar savaş istemeyenleri cezalandırma yoluna gitmiştir. Kimileyin bunun için sıradan insanları kullanmaktan çekinmez.
Savaş nedeniyle hava karardıktan sonra kentte karartma yapılmaktadır. Buna uymayanlar cezalandırılmaktadır. Devriyeler sokak sokak dolaşıp evleri ve dükkanları karartmaya uyup uymadıkları konusunda denetlemektedir. Uymayanlar cezaya çarptırılmaktadır.
“…Denize yaklaştıkça havanın soğuduğunu daha da anlıyordu kemiklerinde. Sokak içlerinden düdük sesleri geliyor, karartmaya uymayan evleri, dükkanları kesik kesik işaretlerle uyarıyorlardı. Her dakika bu devriyeler tarafından çevrilip kimliği sorulabilirdi.” (Karartma Geceleri, s.36)
Karatma Geceleri’nin kahramanı Mustafa Ural II.Paylaşım Savaşı’nı yakından izlemektedir. Çünkü onun ülkesi savaşa girmediği halde savaşın sıkıntılarını çekmektedir. Kıtlık, yokluk, karaborsa almış başını gitmiştir. Ülke sıkıyönetimle yönetilmektedir. Bir öğretmen olan kahramanımız gerçekte yazarın ta kendisidir. Sınıf adlı şiir kitabı toplatılmıştır, şairi aranmaktadır.
Şair Mustafa Ural arandığı, kaçak gezdiği günlerde bile savaşı yakından izlememeye çalışmaktadır, gazete ve dergiler aracılığıyla. Savaş kışkırtıcı gazeteler kızmakta, onlar için “paçavra” yakıştırması yapmaktadır. Bu gazetelerde sözde silah bırakılma savunmakla birlikte gerçekte Alman faşizmi karşısında teslim olmayı öğütlemektedirler. Yoksa barışı filan savundukları yoktur.
…Gerçekten bu tam anlamıyla gazete değil paçavraydı. Almanların yenilileri, geri çekilmeleri bile bir zafer öyküsüne çevrilerek anlatılıyordu. İç sayfalarda Doğu cephesine gidip gelen bir generalin anıları vardı. Hele başyazı… “Yeni Nizam”ın yeryüzü düzeni için en elverişli bir nizam olduğunu, dünya uluslarının artık silahları bırakmaları gerektiğini salık veriyordu başyazar.” (Karartma Geceleri, s.110)
Mustafa Ural gibi, ırkçılara, savaş kışkırtıcılarına karşı yazılarıyla mücadele eden Sabahattin Ali gibi yazarlar vardır. Onların da durumu Mustafa Ural’ınkinden farklı değildir. Yazdıkları için mahkemelerde süründürülmekte, saldırılara maruz kalmaktadırlar.
İçerde de adı konulmamış bir savaş vardır, yazara göre. Irkçılar, savaşlarla yoksul düşmüş Anadolu halkını Türk olmayan unsurları zorla da kendilerine katarak yeni serüvenlere sürüklemek istediklerini Rıfat Ilgaz Karartma Geceleri’nde belirtmiştir. Savaş kışkırtıcılarına karşı bir savaşım vermektedir, erki ellerinde bulunduranlar da onun gibilerin üzerine gitmektedir en acımasız yöntemlerle.
“…Bu ırkçı bozuntuları bütün okullarda askerce bir eğitim uygulayıp dişten tırnağa silahlı bir gençlik ortaya çıkarmayı düşünmüyorlardı? Türk olanı, olmayanı kendilerine katıp kanlı kavgalarla bir imparatorluk kurmak, yüzyıllardır   (Karartma Geceleri, s.159)
Rıfat Ilgaz ve Panos Karnezis farklı dönemleri anlatsalar da izlekleri ortaktır. Savaşların insan yaşamı üzerindeki olumsuz etkilerini vurgulamıştır, her iki yazar da.
*Rıfat Ilgaz, Karartma Geceleri, Çınar Yayınları, 13. Basım Ekim 2004-İstanbul
*Panos Karnezis, Ruhlar Labirenti, Çeviren:Burçe Kaya, Birinci Basım:Şubat 2005, Literatür Yayınları-İstanbul

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016