OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

mustafa aslan’ın doris lessing ile ilgili yazıları:hayatta kalma güncesi

                     HAYATTA KALMA GÜNCESİ
Doris Lessing’in ‘Hayatta Kalma Güncesi’ adlı romanı Can Yayınları arasında çıktı. Yazar, yapıtında günümüzün önemli sorunlarına ışık tutuyor. Aslında ışık tutmadan çok değer yargılarının alt üst oluşunu gösteren, günümüz insanını bir uyarıyor, bu yapıt.
Sokak çocuklarından çetelere
Doris Lessing ‘Hayatta Kalma Güncesi’nde gelir dağılımının adaletsizliği sonucunda ortaya çıkan sorunlardan söz ediyor. Ailenin ve çocukların parçalanmasının sonuçlarının nelere mal olacağını gösteriyor.
Lessing romanında, kahramanımıza ailesi tarafından bir çocuk bırakılır. Hangi koşullarda bu çocuğun bırakıldığı anlatılıyor. Ekonomik durum oldukça kötüdür. Sokak çetelerinden dolayı insanların can güvenliği kalmamıştır. Varlıklı aileler daha güvenli, yerlere taşındıkları için kent içinde birçok ev boşalıyor. Kamu hizmetleri duruyor, temel gereksinim maddelerinin yeterince olmamasından temininde insanlar zorlanıyorlar.
“Ancak o sıralar, pek çok kişi kentleri terk ettiğinden bu apartmanlar inşa edildikleri yüksek sınıftan, kaliteden olmayan ailelere kalmıştı.” (s.12)
Yeraltı çocuk çeteleri
‘Hayatta Kalma Güncesi’nde yaşları çok küçük – dört yaşına kadar düşüyor- çocukların bir araya gelerek oluşturdukları birliktelikler. On ü,ç on dört yaşındaki kızların cinsel ilişkiye girdiği öyle sanıldığı gibi bir birini koruyan değil. Her an birbirini ya da bir başkasını öldüren, zarar veren bir topluluk romandaki deyişle “sürü.”
“Evinde kurduğu düzen, Yer altı’nın “çocuk” çeteleri tarafından darmaduman edilince ve ev halkından hiç kimsenin dönmeyeceğini anlayınca, bütün enerjisini Emily’ye, birlikte yaşamaları ve yeni bir aile kurmaları için gönlünü yapmaya yöneltmişti.”(s.202)
Doğal olarak çeteler kendi özel dilini yani jargonunu yaratıyor. Dışarıdaki bu dili anlamıyor. Çünkü o gruptan olmadıktan sonra konuştuklarını anlamak olanaklı değil.
“.. Vatandaşlar şu ya da bu nedenle etkilendiklerinde bunu gösteriyorlardı, ama on üç on dört yaşındaki kızların cinsel ilişkiye girmesi hiç kimsenin aman aman umurunda değildi. İnsanlık halinin çok daha eski bir evresine dönmüştük.” (s.103)
Kehanet değil uyarı
Doris Lessing ‘Hayatta Kalma Güncesi’ adlı yapıtı günümüz toplumlarına bir uyarıdan başka bir şey değil. Ekonomik dengesizlik, küreselleşme ile birlikte hızını daha da artırdı. Tuzu kuru olanlar kent içindeki evlerinin güvenliğinden emin olmadıkları için. Özel güvenlik görevlilerince korunan kent dışındaki özel sitelerine taşınıyorlar. Böylece boşalttıkları kentin içinde kalanların güvenlik sorunları onları pek ilgilendirmiyor, Lessing’in ‘Hayatta Kalma Güncesi’nde olduğu gibi.
Asıl kıyamet ve küreselleşme
Doris Lessing’in ‘Hayatta Kalma Güncesi’ adlı yapıtını kıyamet  öyküsü olarak değerlendirenler oldu. Onun öyküsü fantastik filan değil. Kıyameti çok uzaklarda aramaya gerek yok. Sokaklarda yaşayan evsizleri, kimsesizleri oluşturanların sayısının içinde çocukların hiç azımsanmayacak kadar olduğunu söylememe gerek var mı? Asıl kıyamet kendini göstermeye başladı. Küreselleşme kıyameti koparıyor. Yazar çok ayrıntıya girmeden devlet ve hükümetlere kimi göndermelerde de bulunuyor.
Doris Lessing’in ‘Hayatta Kalma Güncesi’ adlı yapıtı günümüz insanına bir uyarı. İnsan karşıtı yönetimlerin kapısını kıyametin çaldığını belirtiyor, yazar.
Doris Lessing, Hayatta Kalma Güncesi, Çeviri:Püren Özgören, I. Basım:Haziran 2010, Can Yayınları-İstanbul

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016