OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

mustafa aslan’la söyleşi-kemal polat

 

Mustafa Aslan ile Söyleşi
                         Söyleşi: Kemal POLAT
Mustafa Aslan ile “Kardeş Edebiyatlar Buluşması”nda bir araya geldiğimizde, kendisini yakından tanıma olanağı buldum. Söyleşimiz sonunda Ayıntap sayfalarına kadar uzandı.
İstanbul’da yaşayan Gaziantepli öğretmen-yazar Mustafa Aslan’ın eğitimci olduğu kitaplarından belli oluyor zaten.1965 yılında o zamanlar Gaziantep’in ilçesi şimdi komşu ili olan Kilis’te doğan Mustafa Aslan, Gaziantep Lisesi’nden sonra, Cumhuriyet Üniversitesi Fransız Filolojisi’ni bitirdi.
Yerel gazetelerde başlayan yazın yaşamı, öykülerle, sanat danışmanlığı ile sürerken, aldığı ödüller bu çabalarının boşuna olmadığını gösterdi: Ses dergisi ve TRT İstanbul Radyosu öykü ödülü sanat yaşamında ona güç verdi.
“Sözcüklerin Dili Tutulunca” ve” Kedisiz Sevda Zamanları” adlı öykü kitapları olan Mustafa Aslan’ın “Aşk Sesini Arıyor” adlı bir de gençlik romanı var.
*Keloðlan Ýnternette*Keloðlan Ýnternette Kayboldu *Kýna Çiçeði *Nasrettin Hoca’nýn Uzay Serüveni *Mavili Kedi Gazeteci *Pir Sultanca * Bilmece Tekerlemece *Evliya Çelebi Ýstanbul’da   * Domates Kral *Þekeroðlan Robotistan’da “Sihirbaz Balýk * Renkler Ýþ Baþýnda *Maviþ Bilgisayar Korsanlarýna Karþý *Uzaylýlar Kýrmýzý Bisiklet’i Kaçýrdý *Maviþ ile Sanal Bebek *Oyuncaklar Eðleniyor   *Maviþ ile Þaþkýn Robot   *Ýstanbul Çocuk *Oyuncaklarýn Dünyasý   *Süper Maviþ ile Pamuk Prenses   * Yunus Emre *Pinokyo Ýstanbul’da * Maviþ’in Masallarý *Zaman Hýrsýzý*Ýstanbul’un Þekeri 
  
           
Kemal Polat:Sondan başlayalım isterseniz. İki yıldır Gaziantep’te “Kardeş Edebiyatlar Buluşması”na katılıyorsunuz. Bu toplantılarla ilgili bilgi verir misiniz?
Mustafa Aslan:Uluslararası Gaziantep Kardeş Edebiyatlar Buluşması’nın bu yıl ikincisi yapıldı. İki yıldır da katılımcıyım, değerli gazeteci -yazar dostum Ali Atalar’la.
Toplantının Gaziantep’in bölgede bir kültür başkenti olma yolunda bir seçenek olarak sunulması vardır, bence. Kentimizin de bölgede kültür başkenti olması hakkıdır, tarihsel geçmişi ve birikimleriyle. Bunun abartı olduğunu sanmıyorum. Bu konuda çaba gösteren pek çok arkadaş var.  Bu kentte yaşayan herkes bu kent için bir şeyler yapmalı. Bu bir borçtur.
Bu toplantı başta bölge ülkelerimiz olmak üzere bir barış ve kardeşlik projesidir. Komşusuyla iyi geçinmeyen bir evde huzur olur mu? Biz ülkemizde ve bölgemizde huzur içinde ve mutlu yaşamak istiyoruz. Başta kardeş ülke Suriye olmak üzere dostluk eli uzatılıyor bize. Geri itecek durumumuz yok. Türkiye’nin bölgede barışın sağlanmasında önemli adımların atılmasını sağlayacak bir güce sahip, başta Filistin sorunu olmak üzere.
Atatürk’ün, “Yurtta Barış Dünyada Barış” sözü “Kardeş Edebiyatlar Buluşması” nın yolunu aydınlatıyor. Her ülkenin egemenlik haklarına kesinlikle saygı duyulmalıdır. Geçmişteki olumsuzluklar unutulmalıdır. Kimse kimsenin iç işlerine karışmamalıdır. Yok edilmeye çalışılan ulus devletlerin mutlaka korunması gerekir.  İnsanlığın mutluluğu buna bağlıdır. Yoksa komşuyu komşuya boğazlatırlar bölgemizde.
 
Kemal Polat:Avrasya Kültür adlı bir ortak kitap çıkardınız…
Mustafa Aslan:-Avrasya Kültür uluslararası bir ortak kitap. Edebiyattan ekonomiye, antropolojiden arkeolojiye uzanan bir alanda devinecek bir yayın. Kapsamını sınırlamadık. Elbette ilk sayımızda oldukça sınırlı kaldık. Her yıl biraz daha gelişeceğini umuyorum.
Avrasya Kültür’ü bu yıl Türkçe-Arapça olarak yayımladık. Bunu geçen yıl Ali Atalar’la Suriye’deki ziyaretlerimiz sırasında Şam’da kararlaştırdık. Ortak kitabımız Türk – Arap aydın ve yazarlarına ulaştırıldı. Gelecek yıl Türkçe-Farsça yayımlayacağız. Bunun da İran ve Türkiye’de dağıtımı yapılacak.
 Kemal Polat:Çocukluk yıllarınızdan biraz söz eder misiniz? İlk öyküyü ne zaman yazdınız ve nerede  yayımlandı ve …
 
Mustafa Aslan:-İlkokul 4-5’te Ömer Seyfettin, Kemalettin Tuğcu, Peyami Safa sonraları Cevat Fehmi Başkut, Kerime Nadir, Muazez Tahsin Berkant, Aziz Nesin, Yılmaz Güney okumaya başladım. Tabi unutamadığım çocuk dergileri arasında Doğan Kardeş’i söylemeliyim. Her yeni sayısını merakla beklerdim. Milliyet Çocuk ve daha öteki çocuk dergileri. Burada okuduğum öyküleri unutamadım hiç. Ayrıca… Vatan gazetesi ile tanışmam da bu yıllara rastlar.
            İlkokul günlerinde rahmetli Zeki Demir’in Güney’de Uyanış gazetesi’nin sabahları dağıtıcılığını yapardım. Hergün kentte çıkan yerel gazeteler başta olmak üzere yaygın basındaki önemli gazeteleri okuma fırsatını da yakaladım. Öğleden sonra okula giderdim. Gazeteden aldığım haftalığın bir kısmını babam bana harçlık olarak verirdi. Ben de bu parayı harcamaz kitap, dergi, gazete alırdım.
            Sinema ve çizgi roman da yaşamımda önemli bir yer tutardı, çocukluk yıllarımda. Her hafta en az bir kere sinemaya giderdim. Şimdi yerinde büyük iş hanlarının yükseldiği kışlık ve yazlık sinemalar. Kimileyin gelecek programdaki filmi gün sayarak beklerdim.
            Annem çevrede yaşanılan olayları anlatırdı, bana. Baktım bunların okuduğum kitaplarda anlatılanlardan bir farkı yok. Ben niye yazmayayım dedim. Ve ilk öykümü yazdım.  Bir özenti olarak başladı yazma eylemim. Bu öykünün adı Töre idi. Öykümü gazete yöneticilerine gösterdim. Beğendiler. İlk öyküm Töre Güney’de Uyanış gazetesinde ilkokul dördüncü sınıftayken yayımlandı. Bu öykü töreleri ve kan davasını anlatıyordu. Annemin anlattıklarından kurgulamıştım, bu öyküyü.
            O yıllarda yazıp yayımlattığım öykülerin çoğu bende yok. Hepsi de gazete arşivlerinde. Gazi Ortaokulu’nda da yazma çalışmalarımı sürdürdüm. Yerel gazetelerde epeyce öyküm yayımlandı. Halil Zor’un çıkardığı Özgür Gaziantep gazetesinde yayımlanan öykülerimden birkaçı Sözcüklerin Dili Tutulunca adlı kitabımda yer aldı. Bunlardan birisi “Ha Almanya Ha Arabistan” öyküsüdür. Ama gazetelerde yayımlanıp da kitaplara girmeyen öykülerim de var. O öyküler bende de yok.
            Gaziantep Lisesi birinci sınıftayken Ses Dergisi Öykü Ödülü’nü Kalıpçı Dayak Yedi adlı öykümle aldım. Lise yıllarında kimi yerel gazetelerde röportajlarım yayımlandı. Sanat sayfası çıkardım birkaç sayı.
 
            Kemal Polat:İlk öykü kitabınız “Sözcüklerin Dili Tutulunca” nın yayımlanış serüveninden söz eder misiniz?
 
            Mustafa Aslan:Yerel Anadolu gazetesini Nihat Doğan henüz satmamıştı. Sivas’ta yazan çizen insanlar bir araya gelmiş 4 Eylül adlı bir sanat eki çıkarıyorlardı, Anadolu gazetesinde. Ben de tesadüf onlarla tanıştım. Burada yazı ve öykülerim yayımlandı. Daha sonra gazetede sanat sayfası olarak bir şair arkadaşla yönettik. Anadolu’nun değişik yerlerinde yaşayan bir çok yazar-şairle yazışma, tanışma olanağını yakaladım, bu sayede. O zamanki arkadaşlarla dostluğumuz ve iletişimimiz bugün bile sürmektedir. İki yıl Altınoluk’ta imza-söyleşim vardı. O gün Hollanda’dan yazıştığımız Haydar ve İbrahim Eroğlu adlı iki şair ağabeyim çıkıp geldi.
            Sözcüklerin Dili Tutulunca üniversitede öğrenciyken yayımlandı. Sivas’ta Kemal Atamtürk İmece adlı bir dergi çıkarıyordu. Üniversitede öğrencilerin kurduğu Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Topluluğu’nun ve Objektif adlı gazetesinin sanat yönetmeniyim. Ben İmece’ye gidip geliyorum. Sözcüklerin Dili Tutulunca İmece yayınları arasında çıktı, 1986 yılında.
 
            Kemal Polat:İkinci Öykü kitabınız Kedisiz Sevda Zamanları….
 
            Mustafa Aslan:-Kedisiz sevda Zamanları bu yıl yayımlandı. Uzun zamandır hazırlığını yaptığım bir kitaptı. İlk öykü kitabımla arasında yirmi yıldan fazla zaman girdi araya…. Kedisiz Sevda Zamanları adlı kitabımdaki öykülerden birisi Haber gazetesi’nde yayımlandı. Örneğin:Yüz Gram Aşk adlı öykü.
 
Kemal Polat:Sözcüklerin Dili Tutlunca ve Kedisiz Sevda Zamanları’nda Gaziantep kendini iyiden iyiye duyumsatıyor. Biraz söz eder misiniz?
 
Mustafa Aslan:-Haklısınız. Her iki öykü kitabımda da Gaziantep varlığını kent ve kültür olarak söylediğiniz gibi kendini iyiden iyiye duyumsatıyor. Pek çok öykümde ya uzam Gaziantep’tir ya da bu kentin kültüründen izler vardır. Örneğin, Sözcüklerin Dili Tutulunca adlı öykü kitabımda yer alan Kalıpçı Dayak Yedi, Dolak, Bir Uyumsuzun Çalınmış Günleri… Kedisiz Sevda Günleri kitabımda Ünlü Bekar, Larissalı Kız, Aşk Sığınmacısı.
Örneğin, “Kalıpçı Dayak Yedi” adlı öyküm Gaziantep’in kenar semtlerindeki inşaat işçilerinin yaşamından bir kesittir.
“Dolak” başlı başına bu kente ait bir öyküdür. Bu öykü çok eskilerde yazılmış olmasına karşın namus cinayeti konusunda yazılmış bir öyküdür.
Kemal Polat: Otuza yakın çocuk kitabınız yayımlandı, 2008 itibarıyla. Çocuklara yazmak nasıl bir şey?
Mustafa Aslan:-Çocuklar için yazmak çok güzel bir şey. Ama aynı zamanda da çok zor. Çünkü çocuklar için yazdığınız yapıtlarda daha dikkatli olmanız gerekir kimi konularda; yazdığınız kitapları geleceğin büyükleri okuyacağı için. Başta ırk, cinsiyet, mezhep, cinsiyet ayrımcılığı yapılmaması gerekir, çocuk kitaplarında. Ülkemize yapılacak en büyük kötülük ayrımcılığın olduğu kitapları çocuklarımıza okutmaktır. Başka bir ülkenin böyle bir şansı var mı, bilmiyorum. Türkiye’nin ayrımcılık konusunda bir şansı olduğunu sanmıyorum.   Özellikle etnik ve mezhep ayrımcılığı…
Çocuklara yönelik kitaplar, çocuğu geleceğe geçmiş ve bugünle bağını koparmadan taşımalıdır. Yoksa yazar sadece çocukluk günlerini anlatırsa bu çocuğu hiçbir yere taşımaz.
 
Kemal Polat:Çocuk Edebiyatına nasıl girdiniz?
Mustafa Aslan:-Çocuklara yönelik nitelikli kitap bulmak çok zor. Öğretmen olduğum için öğrencilerimize kitap bulmada zorluk çekiyordum. Kendin yaz beğenmiyorsan dedim, kendime. Oturup yazdım böylece.
Aslında benim çocuklara, ilk üniversitedeyken Kına Çiçeği adlı bir çocuk kitabı yazmıştım. Çocuklara çevre bilinci vermeyi amaçlayan bir yapıt. İstanbul’da, ilk bu yapıtım yayımlandı. Ardından Keloğlan İnternette adlı çocuk kitabım gün yüzüne çıktı. Bunu Maviş ile Sanal Bebek, Uzaylılar Kırmızı Bisklet’i Kaçırdı … izledi.
 
Kemal Polat: “Aşk Sesini Arıyor” adlı bir de gençlik romanınız var. Bu alanda başka çalışmalarınız var mı?
Mustafa Aslan:-Gençlik Edebiyatı Dünya’da her gün biraz daha önem kazanmaktadır. Bizde de yeni yeni bu türe ilişkin yapıtlar vardır. Çoğu İngiliz ve Amerikan tarzı yaşamı ve kültürü adı yerli olan kahramanlarımız aracılığıyla aktarmaya çalışıyorlar. Aşk Sesini Arıyor işte bu kaygılardan ortaya çıktı. Sırada Liselim adlı yeni bir gençlik romanım var. Gelecek yıl bu roman da okuruyla buluşacak.
                                        AYINTAP DERGİSİ
                                    Mayıs – Ağustos 2008, Sayı:11

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016