OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

mustafa aslan’ın melih cevdet anday yazıları:GİZLİ EMİR

Gizli Emir

‘Gizli Emir’ Melih Cevdet Anday’ın yer yer kara mizah türünün sergilendiği, toplumun iradesizleştiği dönemlerde başlarına nelerin gelebileceğini gösteren bir roman.
Gizli Emir

‘Gizli Emir’ Melih Cevdet Anday’ın yer yer kara mizah türünün sergilendiği, toplumun iradesizleştiği dönemlerde başlarına nelerin gelebileceğini gösteren bir roman.

İrade yitimi

‘Gizli Emir’ iradesini yitiren bir toplumun insanlarını toplumun önde gelen karakterleri üzerinden veriyor. Anday’ın politikacı, yazar, gazeteci, heykeltıraş gibi zihinsel etkinliği yüksek olan kişiler üzerinden romanını kurguluyor. Toplumların irade yitimini de yine bu kişiler üzerinden veriyor. Asıl toplumu değişime uğratacak kişilerin iradesizleşerek bilinmeyen bir yerden gizli emir gelmesini beklemeleri anlatılıyor.
Gücünü yitirmesi istenilen toplumlarda herkesi bir gizli emir beklentisi içine sokmak yeterli olarak gösteriliyor, ‘Gizli Emir’de.

“…Çünkü ben öldürülürsem, gizli emri bekleyenlerin bütün güveni sarsılacak, dayanma güçleri kalmayacak, çözülecekler.” (s.171)

Kara mizah

Birbirinin tamamlayıcısı iki bölümden oluşan romanın toplumsal bir hiciv yergi olarak da söyleyebiliriz. Bu açıdan bakıldığında roman kara mizah türünün en iyi örneklerinden birisidir, bana göre. Kimi bölümlerde çok ciddi konular bile verilirken acı acı gülümsetiyor, roman.

“Bu bildiri evlerine giden insanları kamçılamıştı sanki, kaldırımlarda birbirlerini iterek kendilerine yol açmaya, birbirlerinin omuzlarından kollarından, eteklerinden tutup öne geçmeye çalışıyorlardı. Bu çaba, omzundan, kolundan ya da eteğinden tutularak geri bırakılmış olanları daha da hızlandırıyor, bu sefer aynı hamaratlığı onlar gösteriyorlardı.” (s.191)

Faşizm geliyorum der mi?

Gizli Emir’de okurun karşısına “faşizm geliyorum der mi?” gibisinden bir soru çıkıyor. Ama yanıt romanın bütünlüğü içerinde yanıtlanıyor. Faşizmin nasıl adım adım ve “Geliyorum “diye diye geldiğini görüyoruz.
Faşizmin geldiğini belirten en önemli işaretlerden bir tanesi örgütsüzlük ve iradesizliğin yanı sıra dışarıdan bir kurtarıcı beklemek olarak karşımıza çıkıyor roman boyunca. ‘Gizli Emir’de dışarıdan kurtarıcı bekleyenlerin faşizm geldiği halde aymazlık içinde ‘kurtarıcı’ beklediklerini anlatıyor. Yapıtta, tiyatro tutukevine dönüştürülüyor, ama kahramanlar gizli emirin gelmesini bekliyorlar.

“Birden tiyatroyu buldu karşısında. Fakat ışıklar ışıklar hani? Afişler nerde? Tiyatronun kapısı neden böyle tenha? Oralarda duran üç beş kişi kim? Düşündü, başını kaldırıp tiyatronun levhasına baktı:”Asayişi Yerleştirme Olağanüstü Teşkilatı Genel Direktörlüğü Tutuklularevi:65” yazılıydı levhada.Demek onun tiyatrosu altmış beşinci AYOT tutuklularevi olmuştu.” (s.230)

Melih Cevdet Anday, iradesini yitiren toplumların faşizmin ahtapot kollarına ister istemez gibi düşeceğini imliyor, ‘Gizli Emir’ adlı romanında.
—————————————————————————-

Melih Cevdet Anday, Gizli Emir (roman) 1. Basım: Everest Yayınları, İstanbul Eylül-2011

 

Updated: 28 Kasım 2015 — 23:16

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016