OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

muıstafa aslan’ın çocuk ve gençlik edebiyatı yazıları:billy eliot

 

Billy Eliot, Cannes Film Festivali’nde ödül alan bir filmin senaryosundan yola çıkılarak yazılan bir gençlik romanı. Filmin senaryosunu Lee Hall yazmış. Daha sonra Melvin Burgess bu senaryodan bir roman yazmış. 

           

ZOR GÜNLER

 

Balet olmak isteyen ama bir yandan da boks çalışması yapan Billy Eliot’un babası eşini yitirmiş grevdeki bir madencidir. Roman bu iki kişinin üzerine kurulmuş, bir işçi ailesini anlatmaktadır. Kuşak çatışması romanın tek bir yönü, İngiliz toplumunu anlatmanın yanı sıra. İngiliz toplumunun ahlak yapısını da irdelemiş, yapıt.

  Yıl 1984, Kuzey İngiltere… Zor günler yaşamaktadırlar, grevdeki işçiler. Öyle ki, ısınmak için evlerindeki eşyaları hatta piyanoyu bile yakmak zorunda kalırlar, merkezi ısınmaya ödeyecek paraları olmadığından. Billy babasının yaşadıklarından pek haberdar değildir, düşlerini balenin süslediği, başında kavak yellerinin estiği on iki yaşında. Babası ise onun boks yerine bale yapmasına karşıdır. Burada babanın grevde bulunmasının verdiği psikolojinin yanı sıra toplumun ahlak yapısıyla daha iyi açıklayabiliriz. Baleyi daha çok kızlara özgü bir uğraş olarak görmektedirler. Hatta Billy’in cinsel kimliği konusunda da kuşkuya düşer, çocuğa bir harçlık bile vermiyorum diye ezim ezim ezilirken.

Onun adına yapabildiğim tek şey ona harçlık vermekti, şimdi onu bile yapamıyorum.” (s.13)

İngiltere 1984… Demir Leydi yani Teacher iktidardadır. Çalışanlara yaşamın dar edildiği yılları yazar çok iyi vermiş. Madenleri kapatmakla tehdit dilmektedir işçiler. Sonuçta sendika kazanamaz grevi, kitap bir yanıyla umutsuz biter; toplumsal mücadelenin utkusunun muştusunu vermez. Ama yazar işçi sınıfının toplumun her şeyi olduğu gerçeğinin altını birkaç yerde çizer.

“… tıpkı babamın ve onun babasının babası böyle yerlerin inşa edilebilmesi için bir sürü kömür çıkarmaları gibi. Bu ülkedeki her şeyin arkasında kömür vardı.” (s.191)

İnsanlar akın akın rehincilere gitmektedirler. Neden mi? Değerli eşyalarını satmak ya da rehin bırakmak için. Melvin Burgess bir rehincinin ağzından çok iyi verir, bu yılları.

…Hayatım boyunca insanların bu kadar yoksullaştığına hiç tanık olmamıştım. İnsanlar tek başlarına ya da eşleriyle içeriye giriyor ve altın yüzükleri tezgaha koyup bana bakıyorlardı. Her seferinde içim cız ediyordu. Onları üzmeye mahkum olduğumu biliyordum.” (s.s.137-138)

 

POLİS DEVLETİ

 

Billy Elliot adlı romanda yoğun bir batı eleştirisi vardır. Başta çok demokratik gibi görünen İngiltere’nin gerçekte bir polis devleti olduğudur. İhbar mekanizması kurulmuştur. Verilen para cezalarıyla ekonomik yönden insanların ellerini kollarını iyice bağlamışlardır. Çünkü grev sırasında polisler kahramanımızın kardeşi Tony’i bir güzel döverler, hem de kafasını gözünü yararak. Suçu: Polisin atının kuyruğunu yakmak, ama asıl suçu grevci olmaktır.

…Yüzüm siyah, mor, kırmızı,, sarı hatta bazı bölgelerde yeşile dönmüştü. Tanrım, çok acıyordu. Müthişti. İnsanların görmesini pek istemedikleri türde bir şeydi. Böyle pataklandığınız zaman, sizi yalnız yakaladıklarında neler yaptıklarını insanların görmesindense, gitmenize izin verirler.” (s.110)

 

Billy Elliot, çalışan insanların ailesi ve çevresiyle yavaş yavaş umutlarını tüketen insanların çoğaldığı yılları anlatmaktadır. Bugünkü İngiliz toplumunu tanımak açısından okunabilecek bir kitap.

* Melvin Burgess, Billy Elliot, Artemis Yayınları, 1. Basım: Nisan 2008-İstanbul

Updated: 20 Eylül 2011 — 18:59

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016