OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

marina lewycka ile ilgili mustafa aslan’ın yazıları:iki karavan


İKİ KARAVAN

 

Ukraynalı bir ailenin çocuğu olarak mülteci kampında dünyaya gelen Marina Lewycka’nın Ukraynalıların ağırlıkta olduğu göçmen işçilerin anlatıldığı kadar öncesi ve sonrasıyla Doğu bloğu ülkeleri ve Batı’nın karşılaştırıldığı bir roman, ‘İki Karavan.’

 

 

Düş, gerçek ve özgürlük

 

Doğu Avrupa kökenlilerin (Özellikle Ukrayna ve Polonya) İngiltere’de çilek toplamaya gelenlerin anlatıldığı bir roman. Batı, Doğu blok insanlarınca sosyalist dönemde bir düşler ülkesi olarak görülüyor. Buradan gelen görsel ve işitsel malzemeler büyük bir gizlilikle dinleniyor, izleniyor, yasak olduğu için. Ama aradan geçip bu ülkelerdeki yönetim değişiyor. İnsanlar düşledikleri Batı ülkelerine geliyorlar, kitapta anlatılan İngiltere ise bunlardan biridir. Ancak bir düş kırıklığı yaşanıyor.

 

…Arkadaşlarından birinin Bob Dylan’ın bir korsan kasetini nasıl ele geçirmiş olduğunu ve dördünün birden garaja kapanıp babasının otomobilinde, camlar büyülenmiş nefesleriyle buğulanmışken, özgürlüğün çan sesleriymişçesine müziği dinlediklerini anımsar.” (s. 142)

 

Doğu bloğunun çöküşünden sonra insanlar Batı’ya akın ettiler, kafalarında kurguladıkları ‘özgürlüklere’ kavuşmak için. Ama hiç de öyle olmuyor. Bir kere kapitalizmin acımasız kuralları suratlarına tokat gibi iniyor. ‘İki Karavan’da tuvalette fazla oyalandı diye işine son verilen insanları okuyoruz. İşyerinde üretiminde çalıştığı bir nesneden ayırdı kalmıyor insanın. İleti gayet açık olarak veriliyor, katılmadığınız görüşleri olsa bile.

 

“Burada Batı’nın ne olduğunu bile bilmeden tek düşlediği şeyin özgürlük olduğu komünizm yıllarında Polonya’da olduğundan daha mı özgür? Çoktan rutinleşmiş günlük bir dehşete uysalca teslim olan beş yabancıyla sıkıştığı bu küçük kokmuş odada, şu tavuklardan daha mı özgür gerçekten?” (s. 148)

 

Madenci ve sendika

 

Madenci yaşamını geriye dönük olarak veriyor. Madencilerin yaşam koşullarının zorluğu, sendika ilişkileri ve özellikle Polonya’daki sendika ve sendikacılara eleştiriler yöneltiyor. Maden işçisinin en iyi durumda olduğu dönem olarak SSCB yılları gösteriliyor.

 

“… Eski günlerde Sovyetler Birliği günlerinde, maden işçisinin önemli biri olduğu ve maden işçileri sendikası temsilcisinin adamdan sayıldığı bir zamanda, “(s.259)

 

Turuncu Devrim

 

Yapıt, Turuncu Devrim sonrası iş bulmak amacıyla Ukrayna’dan İngiltere’ye gelenlerin geriye dönüşlerle önceleri ve bugünlerini anlatıyor. Turuncu Devrin tartışılıyor. Ukraynalılara ne getirmiş ne götürmüştür. İki farklı görüş okura sunuluyor. Bir yandan Ukrayna’nın Rusya etkisinde kalmamasını isteyen birisi öte yanda Amerika’nın buradaki varlığından rahatsız bir başkası.

 

“… O çok bayıldığın Turuncu Devrim Vitaly-tipi iş geliştirmeden başka neydi sanıyorsun? Bütün o turuncu bayrakların afişlerin ve çadırların, meydandaki müziğin parasını kim verdi sanıyorsun?” (s.280)

 

‘İki Karavan,’ Marina Lewycka’nın göçmen işçiden öte Doğu-Batı ve insan üçlüsü üzerine düşünce ürettiği bir roman.

 

 

Marina Lewycka, İki Karavan, Türkçesi:Fezal Gülfidan, I. Basım:Ocak 2010, Everest Yayınları, İstanbul

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016