OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

maganda ile ilgili mustafa aslan’ın yazıları

Maganda

Silahlanma, küreselleşmenin bir parçası olarak çıkıyor karşımıza, ‘Maganda’da. Bireysel silahlanmaya karşı neler yapılacağını tartışmaya açıp, somut öneriler sunan romanda, silah lobilerinin uluslararası etkinliklerinin tanığı oluyoruz

Kuşkusuz bir polisiye için de söyleyebileceğimiz ekonomik-siyasal yapı olayların, kahramanların giderek de nesnelerin yapıt içerisinde okura bağlantıyı kurdurtma ya da yitirtme yönünde önemli adım attırır. Çünkü ekonomik-siyasal yapı kişinin günlük yaşamın belirleyicisidir. A. Metin Akpınar, ikinci romanı Maganda‘da askerlik sonrasını anlattığı bir genç sayesinde yakın dönem ülkemizin ekonomik durumu hakkında okuru bilgilendiriyor. İstanbul-Laleli piyasası elindeki pazarı başka ülkeler kaptırmıştır. Yapıtın örgüsü içinde önemli bir noktadır işsiz Vedat’ın babasının emeklilik ikramiyesini bir iş kurmak istemesi, kabul edilmeyince kendisini onun silahıyla vurması.
Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu yapıt boyunca yeri geldikçe çizen yazar, kızını maç sonrası kutlama yapan magandaların açtığı ateşle kaybettiği bölümü saymazsak merak öğesini kışkırtan bir ceset ve yüzükle okuru ileri sayfalara taşımayı başarıyor. Monika’ya ait olduğu söylenen yüzük, romanın genel hatlarının belirleyicisi olurken aralardaki bölümlerin de gidişatını çizen güncel gönderilerle okurun dikkatini çekiyor.

Küreselleşme silahlandırır
Roman, silahlanmanın nasıl, kimler tarafından hangi yöntemler kullanılarak yapıldığını yakın

tarihimizden Özal döneminden başlayarak anlatıyor. Küreselleşmeyle bireysel silahlanma arasında bağlantı kuruluyor. Silahlanma, küreselleşmenin bir parçası olarak çıkıyor karşımıza, Maganda’da. Silah lobilerinin uluslararası etkinliklerinin tanığı oluyoruz, bireysel silahlanmaya karşı neler yapılacağını tartışmaya açıp, somut öneriler sunan romanda. Silah lobisinin çıkarı için yapmayacağı şey yoktur. En kolay yapacağı ise halkı yalanlarla silahlanmanın yararları konusunda kandırmak: “… devreye Amerikalıların National Rifle Association yani Ulusal Tüfek Derneği girmiş. Bu dernek bireysel silahlanmayı destekleyen sivil Amerikalıların kurduğu, on binlerce üyesi olan, eli ayağı ABD’nin dışına taşan çok etkin bir dernekmiş. Brezilya’daki silah lobisine referandum sırasında yardım etmiş. Kampanya boyunca mali yardımda bulunmuşlar, taktik de vermişler. Kampanyayı şöyle yürütün, böyle yürütün…” (s. 253)
Irak’ın işgaline de değinilen yapıtta ‘silah lobisi’nin ülkemizde etkilerine kadar uzanıyor. Romanda, bir zamanlar halkı silahlandırıp devrim yapmayı düşünenlerin de içinde yer aldığı Silahsız Toplum Derneği üyelerinin sorgulamaları bu bağlamda ele alınıyor. Amerikalıların silaha düşkünlüğünü ve Amerika’da üretilen korku kültürünün işlendiği filmiyle Oscar kazanan, silahlanmaya karşı Türkiye’ye getirerek etkinlikler yapmak istemeleri silahlanma karşıtlarının da tıpkı ötekileri gibi uluslararası işbirliğiyle olumlu sonuca ulaşacaklarını imlemektedir.
Türkçeyi rahat kullanan yazar sözcüklerini günlük yaşamdan almış. Hemen açıklamak gerek yozlaşmadan uzak, ancak herkesin rahatlıkla anlayabileceği sözcükler olduğunu belirtmeliyim. Yazar, genellikle kısa tümceler kurmayı yeğlemiş, yeri geldiğinde kurulan uzun tümceleri dışarıda tutarak söyleyecek olursak. Bu yönüyle de, okurun önceki anlatılanlarla bağlantıyı koparmamasını sağlıyor. İç içe girmiş olay örgüsü içerisinde kısa tümceler kurmayı seçmesi yerindedir. Bu da yapıtı güçlendirmiştir. Maganda suça, suçluya, bireysel silahsızlanmaya karşı bir polisiye roman, toplumsal gerçekleri göz ardı etmeyen. Rahat okunan, somut olaylardan yola çıkıp düş gücünün sınırlarının zorlandığı örgüsü sağlam bir roman.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016