OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

Güngör Gençay ve Ruşen Hakkı

Güngör Gençay ve Ruşen Hakkı

  
  

Güngör Gençay ve Ruşen Hakkı edebiyatımıza birbirinden güzel öyküler, şiirler armağan ettiler. Geride bıraktıkları elbette bunlarla sınırlı olmadı.

 

Gönlü engin iki edebiyat insanımız Güngör Gençay ve Ruşen Hakkı edebiyatımıza birbirinden güzel öyküler, şiirler armağan ettiler. Geride bıraktıkları elbette bunlarla sınırlı olmadı. Edebiyatımıza yapıtlarının yanında toplumcu bir duruş bıraktılar arkalarında.

GERÇEK SANAT

Güngör Gençay’la tanışmam 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında çıkardığı Gerçek Sanat dergisi nedeniyle oldu. 1936 Kütahya doğumlu Ruşen Hakkı’nın yazılarını gazetelerde okuyordum, Güngör Gençay tanıştırana kadar. İki yazarımız, şairimiz de Gerçek Sanat için uğraş veriyordu, tıpkı Güngör Gençay’ın arkadaşlarıyla yargılandığı Gerçek Sanat dergisinin adı gibi. Yaşamları boyunca toplumcu edebiyatın bir neferi olmayı seçti her ikisi de.

Güngör Gençay’ı Ruşen Hakkı’dan ayrı düşünmek olası değildi. İkisinin de gönlü yeryüzü dostluk sofrasıydı; biri Kocaeli’de öteki İstanbul’da yaşıyor olmasına karşın…

Edebiyatımızın saygın ve mütevazı adı olarak zihinlerden silinmiyor, aramızdan ayrılalı birkaç yıl olsa da geride bıraktıkları yapıtlarıyla yaşıyorlar. İkisi yeryüzünün dostluk sofrasını kurmak isteyen yazın erleriydiler. Edebiyatın değişik dallarında eserler sunan iki yazın insanının ortak yönlerinden birisi de halk için sanat anlayışını savunmaları ve bu yönde eserler vermeleriydi.

1937’de Kütahya’da gözlerini dünyaya açan Güngör Gençay ilk şiiri 1952 yılında Küçük Galatasaraylı adlı dergide yayımladığında nasıl bir serüvenin içinde olduğunun farkında mıydı? Uğurladığımız 22 Nisan 2012 tarihine kadar Gençay’ın dost söyleştiklerinde anlattıklarından anımsadığım kadarıyla edebiyata adanmış bir yaşamın simgesiydi. Bir toz zerreciği kadar da olsa umutlanmanın yollarını arayacak kadar da mütevazıydı.

Yayıncı ve siyasetçi yanını da yazdığı şiirler, öyküler, derlemeler, incelemeler ve çocuk kitaplarını anımsatacak olursak karşımıza yaşamı edebiyat üzerine kurulu bir kişi çıkıyor.

Anadolu’daki genç yazarların ellerinden tutmaktan öte gönüllerinin kapılarını sonuna kadar açtıklarını söylemek abartı sayılmaz. Özellikle Gençay, Anadolu’daki yazar, şair ve araştırmacıların “Güngör Abi”siydi, tıpkı “Ruşen Abi” gibi.

UMUDA UYARLI EDEBİYAT

Güngör Gençay ve Ruşen Hakkı’nın kaleme aldığı her yazıda umuda rastlamak olası değildir. Hüznün rüzgarı esse de yapıtlarında umudun dimdik ayakta durduğu görülüyor.

Güngör Gençay Evrensel gazetesindeki köşesinde, Ruşen Hakkı Özgür Kocaeli gazetesinde umutsuzluğa karşı yazılar kaleme aldılar. Bunun için zaman zaman kovuşturmalara uğradılar. Gençay hakkında açılan basın davaları bitmeden aramızdan ayrıldı. Onun ardından verilen karar ne oldu, bilinmiyor.

Şair olarak Güngör Gençay’ın geride bıraktığı Sataşmalar, Kısacalar, Ağmalar, Vurgunsuz Sahlara Uyanmak, Dövülü Yürek… Kitaplarıyla şiirimizdeki yerinin altının çizilmesi gerektiğini söylemek lazım. Sokağın Ucu Deniz, Köprü, Üretimde Sevda, Canevimden, Serçeler ve Kediler, Kentin Konukları, Sırtı Çil Çiçeği Bahçesi Kadın, Balkonda Akşam Üstü… birbirinden güzel öykülerinin ve şiirlerinin yer aldığı yapıtlarıdır, 1936 Kütahya doğumlu Ruşen Hakkı’nın öykücülüğümüz içinde apayrı bir yeri olduğunu söylemek abartı sayılmaz.

Çocukları da unutmadı iki yazarımız. Gençay Işığı Yaratanlar, Bulutlarda Koşan Adam – Hezarfen Ahmet Çelebi Nasıl Uçtu? Hacivat ve Karagöz, Keloğlan, Şehzade ile Dev gibi kitapları çocuklara armağan etti. 11 Nisan 2011’de aramızdan ayrılan Ruşen Hakkı ise çam sakızı yazar armağanı Benim Sevgili Papatyam adlı bir çocuk kitabı sundu, içinde birbirinden güzel öyküler olan.

Her iki edebiyat insanımız Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Dil Derneği gibi birçok demokratik kitle örgütünde uzun yıllar emek verdiler.

Mustafa ASLAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016