OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

düş ekmeği(oktay akbal)-mustafa aslan

 

düş ekmeği(oktay akbal)-mustafa aslan

 

DÜŞ EKMEĞİ  

Düş ekmeği Oktay Akbal’ın ilkgençlik, sinema ve savaş karşıtlığı izleğinin ağırlık bastığı bir romanı. Yazar, kahramanlarının ruhsal durumlarından hareketle yaşanılanları  sunuyor, okura

İlkgençlik

Düş Ekmeği  adlı yapıtında Oktay Akbal gençliğe adım atan lise öğrencilerin yaşamından yola çıkarak ilkgençlik dönemini anlatıyor. Lise öğrencisi gençlerin aile, arkadaş, aşk ve cinsellik konularına değiniliyor.

Kahramanımız babasını erken yaşta yitirdiği için yapıttaki kuşak çatışmasını başka bir arkadaşı üzerinden veriyor. Gelecek kaygısının yanı sıra gençleri en fazla ilgilendiren konular aşk ve cinsellik olarak öne çıkıyor.

“Bir başka şey var, bir kez tattığım  o güzel duygu. Bir dişi vücuda değme, onunla birleşme, doygunluk… Okul arkadaşlarım genelevlere gidiyorlar.” (s.101)

 Sinema

Türkiye’deki değişimi de yakından görmemizi sağlıyor, yapıt. Şehzadebaşı’nda tek bir sinemanın kalmadığı günümüzde ama Düş Ekmeği adlı yapıtta bu semtteki sinemalardan söz ediyor. Filmlerin sinema salonlarında izleyiciyle buluştuğu yoğun bir dönemi anlatıyor. Çocukların bayram harçlıklarıyla sinemaya gitmeleri Şehzadebaşı’nda…

“Şehzadebaşı sinemalarının vitrinlerini seyrettim. Dostlarım! Kadını erkeğiyle… Birden canım çekmedi girip iki saat karanlıkta kalmayı.Ben öğle saatlerinde film seyretmek isterim, on iki, on iki buçuk  matineleri.” (s.88)

Savaş karşıtlığı

Düş Ekmeği’nin en belirgin yanlarından birsidir, savaş  karşıtlığı. Roman II. Paylaşım Savaşı yıllarında geçiyor, İstanbul’da. Çok öne çıkarmaz ama yazarın zaman zaman genç bir insanın gözünden yaşam sevinci içindeki birinin savaşa olumsuz bakışı her şeyi anlatmaya yetiyor.

“Hem bu savaş dünyasında yarın ne olacağız belli mi? Belki son sınıfta askere alacaklar. İlk dünya savaşındaki gibi. Trakya Cephesi, Doğu Cephesi. Daha yirmisine gelmeden yok olup gitmişiz. Ben ve arkadaşlarım. Yaşamadan daha!.. Duymadan en küçük bir sevinç… Sevdiğim kıza elimi değdirmeden… İçimdeki duyguları kağıt üstüne dökmeden…” (s.79)

Edebiyat sanat

Yapıtta, sanat edebiyatla ilgilenen lise öğrencisi bir kahramanla karşı karşıyayız. Hem de zamanın gazetelerinde öyküleri yayımlanan birisi. Bu sayede döneme ilişkin kimi saptamalara da bizi götürüyor. Bunların en önemlisi kimi yazar ve şairlerimizin yapıtlarının serbestçe okunmadığı gerçeğidir. Düş Ekmeği’nde Nazım Hikmet’in yapıtlarının rahatça alınıp okunmadığının imlerini görüyoruz.

“Nazım Hikmet’i eve götüremedim. Bunlar tehlikeli şiirlerdi. Eskiden basılı kitapları vardı bende, ‘835 satır’, ‘Taranta Babu’. Vedat , bu şiirleri bir öğretmeni varmış ondan almış gizlice, beş kopya çekip ona geri verecektim.” (s.43)

 

İstanbul

Yapıt ağırlıklı olarak Fatih, Beyazıt, Şehzadebaşı uzam olarak seçilmişse de yapıt genel bir İstanbul havasını veriyor. Yapıtta dünden bugüne bir İstanbul görünümünü karşılaştırma olanağını veriyor, yapıt.

Yapıt, Beyazıt ve Fatih’te bir zamanlar (1940)  tramvay olduğunu gösteriyor. Beyazıt’ta ise Kapalıçarşı, yangın kulesi yapıtta karşılaşabileceğimiz İstanbul köşelerinden birkaçı.

“Beyazıt Alanı’ndan yeşil bir tramvay kıvrılıp geçti. İnsanlar karınca gibiydi. İnsanlar karınca gibiydi. “ (s.s.10-11)

 

Oktay Akbal, Düş Ekmeği adlı romanında genç insanların ruhsal durumlarını gelecek beklentisi içerisinde başarıyla veriyor. Gelecekte iyi bir yaşam beklentisi içerisinde olan gençlerin savaş karşıtı (II. Paylaşım Savaşı) duygularının ötekilerden (arkadaşlık, aşk, gelecek) ayırmayarak veriyor.

Başta gençler olmak üzere her yaştan okurun zevkle okuyacakları bir yapıt, Düş Ekmeği.

 

Oktay Akbal, Düş Ekmeği (roman), Can Yayınları, İstanbul-2001

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016