OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

ÇOCUKLUĞUMUN ÖYKÜSÜ

ÇOCUKLUĞUMUN ÖYKÜSÜ

 

Çocukluğumun Öyküsü Aysu Erinç’in pek az insanda rastlayabileceğimiz anılar toplamının adı. Anı yazmak biz de pek yaygın olmasa da ara sıra da olsa Aysu Erinç gibileri çıkıyor.

 

Çocukluğumun Öyküsü’nün ilginç bir roman tadında bir anı kitabı olduğunu söylemem gerektiğini düşünüyorum. Çünkü yapıt birkaç ülkede ve dünyanın en kritik günlerinin yaşandığı yılları içeriyor.

 

Yapıtta 1917 Devrimine kadar mutlu bir yaşantısı olan varlıklı bir Tatar ailesinin savruluşunu dile getiriyor. Mallarına el konulan ailenin bir bölümü Stalin yönetimince Sibirya’ya sürgüne gönderilirken Aysu Erinç’in anne babası ise İstanbul’da bir süre kaldıktan sonra iş olanağı yakalanılan Almanya’da alırlar soluğu.

 

Aysu da Almanya’da doğar. Yapıtta, Almanya ve Almanlar hakkında bilinenlerin dışında bilgiçliğe kaçılmadan söyleşi havası içinde kimi özel bilgiler de verilmiş. Berlinliler içinse yazdıkları dikkate değer. Onları öteki Almanlar’dan ayrı tutmuş.

 

“Buralıların başlıca özellikleri arasında peşin hükümsüz bir merak, deneyimlerine dayalı bir şüphecilik ve hayatın gerçeklerini olduğu gibi kabul etmek gibi nitelikler sayılabilir. Esprili ve hazırcevaptırlar.” (s.27)

 

NAZİ İKTİDARI

 

Bir çocuğun başından geçenden öte bir tanıklık tutanağıdır, Çocukluğumun Öyküsü’nde anlatılanlar.  Hitlerin iktidara adım adım nasıl geldiğini anlatır, II. Paylaşım Savaşı’nın Alman birliklerinin saat 04:45’te Polonya sınırından girmesiyle 1 Eylül 1939 yılında başladığını belirten yazar. Naziler “İş ve ekmek “ sloganıyla binlerce oy kazanırlar. İşçileri kazanmak içinse Neşeden Kuvvet Doğar sloganı altında çok düşük bir ücretle tatil, eğlenme vb. etkinliklerde yararlanması sağlanır.

 

“Almanları, Nazilerin kollarına iten en önemli faktör iş ve daha iyi bir hayat bulma standardı bulma umuduydu.

 

 

Örneğin, 42 mark gibi çok düşük bir tutar karşılığında, halk o güne kadar yalnız filmlerde görebildiği, Bremen’den Norveç’e lüks bir gemi seyahati yapabiliyordu. Bu etkinlikler kısa zamanda muhalif işçileri de Nazi rejiminin iyiliği konusunda ikna etti.” (s.31)

 

Hitler’in iktidara gelişi ve II. Paylaşım Savaşı’nın en zor günleri. Yasaklamalar, karneli yaşam, karaborsa…

 

Hitler yönetimi savaş yıllarında yabancı radyoları dinlemeyi yasaklıyor. Tam bir baskı ve propaganda bombardımanı altındadır insanlar. Yabancı etkisini önlemek için çalışmalar yapılıyor. Üstelik yenilgi üstüne yenilgi almalarına karşın Almanya’da yaşayanlara zafer kazanılmış gibi yansıtılıyordu.

 

SAVAŞ FELAKETTİR

 

Aysu Erinç aile tarihini yazmanın yanında bir belge de bırakmıştır yarına. II. Paylaşım Savaşı günlerinde sığınak, açlık, kıtlık, bombardıman ve işgal …  İşgalle yaşanan tecavüz ve kıyımlar insanlığın ayıbıdır. Elbette bunlar normal bir dönemde yaşanacak türden şeyler değil. Açlıktan karnına tuğla bastırmak ya da açlığı unutmak için sinemaya gitmek gibi çarpıcı bölümler kitabı ilginç kılan yönlerden sadece birisi.

 

“İşgal kuvvetleri de karne ve kupon sistemini uyguluyorlardı ama beş yıllık savaş, yiyecek stoklarını tüketmişti. Biraz da aç kalsın yenilenler! Açlığımızı unutalım diye annem bize para verip sinemaya gönderirdi. Karnına tuğla bastırmaktan iyidir… “ (s.167)

 

TÜRKİYE VE İSTANBUL

 

Aile savaş günlerini geride bırakıp Türkiye’ye dönüyor. Yazar, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi duruma Tek Parti günlerinden başlayarak DP’nin kuruluşuna, CHP’den  “Çiftçiyi topraklandırma yasası” na karşı çıkan büyük toprak sahiplerinin kopuşuna … da değinmiş. Kimi değerlendirmeler de yapmış. O yıllarda da II. Paylaşım Savaşı’nın etkisi yaşanmaktadır:Karneyle yaşam, kıtlık, karaborsa, muhalifleri sindirme…  Bu arada yeni savaş zenginleri türemiştir.

 

“Savaş içindeki ekonomik güçlükler bir “harp zengini” sınıfının ortaya çıkmasına yol açtı. Öncelikle ellerindeki tahıl stoklarının devlete çok yüksek fiyatlarla satarak çok zengin olan bir “hacıağa” sınıfı türedi.” (s.181)

 

İstanbul yapıtın son bölümlerinde önemli bir yer tutar. Ağırlık Çamlıca Kız Lisesi ve yazarın arkadaşları olsa da kentle ilgili dönemin yaşantısından tatlar buluyoruz.

 

Aysu Erinç’in anılarından oluşan Çocukluğumun Öyküsü adlı yapıt fotoğraflarla desteklenmiş roman tadında okunabilecek türeden. Rusya, Almanya ve Türkiye gibi ülkelerin bir döneminin önemli günlerinin tanıklığını okumak isteyenlere önerilir.

 

Aysu Erinç, Çocukluğumun Öyküsü (anı), Everest Yayınları, I.Basım: Nisan 2009-İstanbul

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016