OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

Bozorg-i Alevi’nin Zindan Anıları

Bozorg-i Alevi’nin Zindan Anıları

Bozorg-i Alevi’nin Zindan Anıları türünün özgün örneklerinden olduğunu söylemek gerekiyor. Bu özgünlüğü hapishane edebiyatı (habsiyye) alanında verilen iyi örneklerinden kaynaklanmıyor sadece.

Bozorg-i Alevi’nin Zindan Anıları dili ve anlatımıyla iyi bir edebi metin olmasından kaynaklanıyor, bence.

HABSİYYE YA DA HAPİSHANE EDEBİYATI

İran edebiyatında özel bir  hapishane edebiyatına “habsiyye”, çoğuluna da habsiyyat deniliyor. Hapishane edebiyatı yani habsiyye köken olarak bir kuşku üzerine Gaznelilerin içeriye attıkları Muhammed b. Müeyyed’in’in (Kararname-i Zindan) yazdıkları türün ilk örneği olarak gösteriliyor.

Habsiyyeye yani hapishane edebiyatına örnek olarak   Nizâmî-i Arûzî, Çehâr Maḳāle, Alî-i Deştî’nin Eyyâm-ı Mahbus ve Urduca yazan Gālib Mirza’nın  yazdığı birkaç mazumeyi ve yazımızın konusu olan Bozorg-i Alevi’nin Zindan Anıları (Varaḳpârehâ-yı Zindân) dünden bugüne uzanan güzel örnekler olarak sunabiliriz.

BİZDEN ZİNDAN ANILARI

Bizde de hapishaneden yolu geçmeyen yazar şair yok gibidir, özellikle soğuk savaş döneminde. Geride bıraktıkları özgürlükten uzak günlerini kaleme aldıkları anı kitaplarından kimilerini, diğer yazınsal türleri (Roman, Şiir, Öykü, tiyatro..) dışarıda tutarak söyleyecek olursak şöyle sıralayabiliriz. Sabahattin Ali, Yaşar Kemal, Hikmet Kıvılcımlı,  Orhan Kemal, Rıfat Ilgaz, Tarık Akan, Erdal Öz, Aziz Nesin,   Nazım Hikmet..

Yazarlardan kimileri hapishane anılarını kitaplaştırıp okurla paylaştı, kimisi ise içine gömdü yaşadıklarını çeşitli nedenlerle. Nazım Hikmet – Mahpushaneden Kemal Tahir’e Mektuplar, Necip Fazıl Kısakürek –  Cinnet Mustatili, Orhan Kemal – Nazım Hikmet’le 3.5 Yıl, Erdal Öz-Defterimde Kuş Sesleri’nde 12 Mart dönemi işkencelerini, Tarık Akan – Anne Kafamda Bit Var ve   Rıfat Ilgaz ise  Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra adlı kitabında Amerikancı 12 Eylül darbesi sonrasında yaşadıklarını okurla paylaştı.

İRAN HALKI ŞAH ZULMÜNE KARŞI 

Yazının sınırlarını zorlamamak için Bozorg-i Alevi ve Zindan Anıları‘na geri dönmek istiyorum.

Çağdaş İran edebiyatının  temsilcilerinden öykücü Bozorg-i Alevi’nin Şah zindanlarında yaşadığı zulüm dolu günlerin içindeki insan öykülerini Zindan Notları adlı kitabında okurlarıyla paylaşıyor.

Bozorg-i Alevi’nin anı kitabı beş bölümden oluşuyor. Bunlar:Çeltik Tokmağı, Kuyruklu Yıldız, Beklenti, Genel Af ve Ölüm Dansı.

POLİSİYE İZLERİ

Bozorg-i Alevi anılarında merak unsurunu çok iyi kullanıyor. En başta merak ve gerilimi iyi kullandığı anlatıların başında Çeltik Tokmağı geliyor. Bu bölümdeki anısını oluşturan insan tipleri arasında oluşan bir durumu çözmemizi istiyor gibi bir hava yaratılıyor. Kendimizi kaptırıp polisiye bir yapıt okuyormuşuz gibi düşüncesine kapılabiliyoruz.

Gulamhuseyn’in eşi ve   Ağa ilişkisi sonrasında ortaya çıkan cinayet ve tutuklu  okuduğumuz da bir yere kadar Orhan Kemal’in Hanımın Çiftliği adlı romanındaki kahramanlardan benzerlikler görebiliyoruz.   Keis Ağa, Muzaffer Ağa’yı ve Gulamhuseyn ise Muzaffer Ağa’nın yeğeni Zaloğlu Ramazan’ı anımsatıyor. İşler karışıp ortaya cinayetle ilgili yoğunlaşma çıktığı zaman “katil kim ?” sorusu ister istemez okurun dimağını  gelip gidip yiyeceğini gagalayan kuş gibi  boş durdurmuyor. Bölümü bitirdiğinizde katilin kim olduğunu belki bulabiliyorsunuz ama son tümceye kadar okumayı bırakamıyorsunuz.

Çeltik Tokmağı kadar olmasa da yapıtın son öyküsü ölüm dansı da polisiye öğeler içeriyor. Okura bu kez katilin kim olduğu öykünün ortalarında veriliyor, ama cinayetin işlenme biçimi ise bir başka merak konusu olarak okurun zihnine yerleştiriliyor. Aslına bakarsanız iyice açıklığa kavuşana kadar okurun büyük bölümünde cinayeti işleyenin kim olduğu konusunda ikircik içinde kalmasına yol açıyor, bana göre.

 

 

 ZULMÜN ARTSIN

Anadolu’da zalimlerin saltanatının son bulması için halk “Zulmün artsın” diyor. İran halkı da baskıcı Şah yönetiminden çekmediği kalmadığını Bozorg-i Alevi’nin Zindan Anıları‘nda anlatıcı ve yazarın aynı olduğu kişinin ağzından dinliyoruz.İnsana yakışmayacak bir ortamda havadan sudan nedenlerle tutsak ettikleri insanlara ise yapmadıkları kalmıyor. İşkencenin bini bir para, ailelerden gelenler bile tam verilmiyor, canlarının istedikleri kadarını veriyorlar. Zaten on yıldan aşağı bir davayı mahkeme karar bağlamıyor. Şah bu on yıl içerisinde ölmeyen birisi olduğunu duyunca

Bozorg-i Alevi Zindan Anılarıyla bölgemiz ülkelerinden emperyalizmin kuklası Şah’a karşı mücadele verenlerin zindandaki özgürlük seslerini sunuyor, bizlere.

Mustafa ASLAN

::::::::::::::::::::::::::::::

Kaynakça

Zindan Anıları, Bozorg-i Alevi, Çeviren: A. Naci Tokmak, I. Basım:Ağaç Yayınları, Ağustos 2008

Nazım Hikmet’le 3.5 Yıl, Orhan Kemal, Everest Yayınları, İstanbul

Hanımın Çiftliği, Orhan Kemal, Everest yayınları, İstanbul

Anne Kafamda Bit Var, Tarık Akan, Can Yayınları, İstanbul

40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra, Rıfat Ilgaz, Çınar Yayınları, İstanbul

Defterimde Kuş Sesleri, Erdal Öz, Can Yayınları, İstanbul

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016