OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

Boğaziçi’nde Kırk Yılım

img_8960Boğaziçi’nde Kırk Yılım

Haluk Dursun Hereke’den Boğaziçi’ne uzanan anılarını ‘Boğaziçi’nde Kırk Yıl’ adıyla kitaplaştırdı. Yapıt Kapı Yayınları tarafından okura bir kez daha ulaştırıldı.

İSTANBUL VE BOĞAZİÇİ

İstanbul ve Boğaziçi birbirinden ayrı düşünmek olası mı bu iki güzelliği? Elbette hayır! Boğaziçi İstanbul’un bir parçası… Boğaziçi İstanbul’un bir parçası olmasına karşım kendine özgü bir kültür oluşturduğu yadsınamaz bir gerçek olarak çıkıyor karşımıza.

Sanat ürünlerinde bile sanki <boğaziçi İstanbul’dan ayrı bir yermiş gibi varlığını duyumsatmaz mı? Resimden, müziğe; romandan, öyküye şiire kadar uzanan alanda bu güzeller güzeli yer İstanbul’un değerli bir parçası olduğunu anımsatmaktan çok kendine özgü bir yer olarak ortaya çıkıyor, bence.

‘BENİM BOĞAZ SEMTLERİM’

Haluk Dursun Hereke’den Boğaziçi’ne uzanan anılarını ‘Boğaziçi’nde Kırk Yıl’ adıyla paylaştığı yapıtında burada yer alan semtleri anıyor. Yazar, semt  adlarını anmakla kalmıyor. Boğzaiçi semtleriyle ilgili bilgiler de veriyor, anıları eşliğinde.

Boğazda yer alan semtleri şöyle sıralıyor, yazar, yapıtında:Emirgan ve korular, Ortaköy, Tophane, Üsküdar, Dolmabahçe, Beşiktaş, Bebek,Rumelihisarı, Yeniköy, Tarabya,Kalender, Büyükdere, Sarıyer, Kuzguncuk,  Beylerbeyi, Çengelköy,  Vaniköy, Kandilli, Göksu ve Kanlıca, Çubuklu Beykoz, Anadolukavağı, Rumelikavağı…

“Üsküdar’a doğrudan girmek yerine yalıdan yukarılara oğru çıkıp Çırçır Meydanı’na ve özellikle İmrahor Meydanı’na bir uğramak lazımdır. Meydanda Mimar Sinan eseri olan Rüstem Paşa Sıbyan Mektebi, karşısında cami önünde Başkadın Çeşmesi, hemen yanı başında Ayşe Sultan Çeşmesi, biraz yukarda…” (s.68)

DEĞİŞENLER

Boğaziçi’nde geçen kırk yılını anlattığı yapıtında Haluk Dursun dünden bugüne bu dünyalar güzeli yerde nelerin değiştiğini de veriyor. Yazar kimileyin yalıların özelinde veriyor, bu değişikliği, kimi  zaman da genel anlamfda değerlendirmeler yapıyor. Ona göre dün sayfiye olarak kullanılan yalılar bugün ise  ondan çok uzaklaştığını belirtiyor.

“Eski Boğaziçi hayatıyla günümüz Boğaziçi yaşantı biçimi arasındaki en büyük eyrım, Boğaziçi’nde oturulan önemlerin farklılığıdır. Eskiden Boğaziçi’nde yalı sahipleri sadece yazın otururlar, yani Boğaziçi’ni ve yalıları sayfiye olarak kullanırlardı.” (s.41)

Haluk Dursun’un ‘Boğaziçi’nde Kırk Yılım’ adlı yapıtı edebiyat ve İstanbul severlerin kaçırmaması gereken bir çalışma!

MUSTAFA ASLAN


Boğaziçi’nde Kırk Yılım (Anı), Haluk Dursun, Kapı Yayınları’nda I. Basım Mayıs 2016, İstanbul

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016