OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

bin muhteşem güneş-mustafa aslan

BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ

 

 

04 Temmuz 2008

AFGANİSTAN

 

Khaled Hosseini adını on yedinci yüzyıl Pers şairlerinden Saib-i Tebrizi’nin bir şiirinden  aldığını söylediği Bin Muhteşem Güneş’te doğduğu Afganistan’ın yakın tarihini anlatıyor. Kadınların ve bir ülkenin geçmişini yakın zamana kadar uzanan anlattığı kitap dört bölümden oluşmaktadır. . İki kadının yaşamı üzerine kurulmuş romanda anlatılanlar sanki yakın tarihi değil de çok daha eskileri izlenimini uyandırıyor kişide zaman zaman. Bunun neden olayların yoğun yaşanması, bu ülkede.

 

BURKANIN SINIRLADIĞI DÜNYA

 

Khaled Hosseini Bin Muhteşem Güneş’te kadınların Afganistan’daki durumunu kahramanı Meryem ve Leyla üzerinden anlatıyor. Meryem haramidir, yani gayri meşru ilişkinin ürünü olarak dünyaya gelmiştir.

Bir hizmetçinin çocuğu olan Meryem annesiyle ortak yazgıyı paylaşır. Çok küçük yaşta yaşlı bir adama verilir. Kocanın ilk şartı burkadır. Burkanın sunduğu yaşama erkeğin dudaklarının arasından çıkan söz kadardır. Kadınlar hem kendilerine hem de hem cinslerine erkeklerden ayrı bakmaya başlarlar. Bir bölümü erkekleri soy sürdürücüsü olarak görür. Kimi kadınlar kız çocuğunu erkekler gibi değersiz olarak görmekle birlikte yaşlılıkta bir bakıcı olmaktan öteye bir görev biçmezler.

Erkek için kız çocuğu doğuran kadın makbul değildir, tıpkı karısını dizginleyemeyen bir erkek gibi. Nitekim Meryem erkek çocuğu olmayacağı düşünülerek düşük yaptırılır, Leyla erkek çocuk doğurmadığı için aşağılanır. Kadının kız çocuk doğurması istenmez. Erkek çocuk doğurmayan kadından erkek yüz çevirir. Sakın bu tümcelere bakıp da yazarı feminist sanmayın. Afganistan gerçeğini bilmek yeterlidir, kadınlara yapılan işkenceleri duyumsamak için..

Güçlü elleri kızın çenesine yapıştı. İki parmağını Meryem’in ağzına soktu, dudaklarını zorla araladı, soğuk, sert taşları içine sokuşturmaya başladı. … ama adam üst dudağı tiksintiyle kıvrılmış bir halde, çakıl taşlarını sokmayı sürdürdü.” (s.108)

Kadınların durumu Taliban’ın gelişiyle birlikte iyice kötüleşir. Burka zorunluluğu gelmekle kalmaz sokağa çıkmak, seyahat etmek bile bir erkekle olasıdır artık. Kadınlar yanında bir erkek olmaksızın sokağa bile çıkması yasaktır. Sokakta erkeksiz yakalanan bir kadın cezaya çarptırılmaktadır, Taliban militanlarınca.

Evden kaçmayı deneyen Meryem ve Leyla yakalanır ve kocaya teslim edilir. Sonrası…

 

BATI VE AMERİKA

 

Yazar Afganistan’daki gelişmeleri Batı ve Amerika’ya bağlantılı olarak değerlendirir. Bu ülkenin geleceğini çizmeye çalışanların kimler olduğunu ortaya koyar.

Zahir Şah’ın devrilerek yerine Davut Han’ın geçmesi söylentilere göre sosyalistlerin yardımıyla olmuştur.

Kral İtalya’da tedavi görürken, darbeyi kuzeni Davut Han yaptı.” (s.24)

 

İlk yıllarda Amerika ve Sovyetlerle ilişkileri iyi yürüten Davut Han’ın “Sovyet danışmanlardan oluşan bir ekibi daha, Kremlin’in olası hoşnutsuzluğunu dikkate almaksızın, Moskova’ya geri gönderdiğini…” (s.99)    romanda bütün açıklığıyla gözler önüne seriyor, yazar.

Afganistan’da sular durulmuyor. Komünist Perçem Partisi’nden Mir Ali Hayber ölü olarak bulunuyor. Kimi kaynaklara göre on bir bin, (yapıta göre on bin) kişinin katıldığı büyük bir cenaze töreni yapılıyor.

Radyodan dinlediler, on bin kişilik bir kalabalığın sokaklara döküldüğünü, Kabil’in devlet dairesinin bulunduğu bölgesinde, bir aşağı bir yukarı yürüdüğünü. Raşit, Mir Ali Hayber’in tanınmış, önemli bir komünist olduğunu, yandaşlarının bu ölümden Cumhurbaşkanı Davut’u sorumlu tuttuğunu söyledi.” (s.102)

 

Khaled Hosseini’nin Bin Muhteşem Güneş romanının dokusu kadınların üzerine kurulmuş. Bir yanıyla kadın sorunlarını anlatıyor gibi görünse de, roman bölgemizin sadece Afganistan’ın değil yaşadıklarını irdeliyor, kimi konulara değinmese de. Bölgedeki ülkeler Afganistan’da yaşananları yakından izlemek zorundalar. Neden mi? Bir süre sonra, benzer durumlar bölge ülkelerinde yaşanabilir. Nitekim Irak ve Pakistan iyi bir örnek değil mi? Birbirinden çok ayrı şeyler oluyormuş gibi görünen ülkeler olsalar da…  Khaled Hosseini’nin Bin Muhteşem Güneş’ni okuduktan sonra bu daha iyi duyumsatıyor kendini, romanın katılmadığım yerleri olmasına karşın.

 

Khaled Hosseini, Bin Muhteşem Güneş (roman), Everest Yayınları, 1. Basım Nisan 2008-İsta

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016