OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

babamı beklerken

kapak1

 

BABAMI BEKLERKEN

‘Babamı Beklerken’ (Pelin Çınar-Burak Bilge) baba sevgisi ve özlemini anlatan bir kitap olmanın yanı sıra Balyoz Davası sanıklarının da yaşamlarından önemli ayrıntıları veriyor.

‘Babamı Beklerken’ adlı kitap nedeniyle babalardan söz açılmışken, şairlerimizden Can Yücel ‘Ben en çok babamı sevdim’ ya da  ‘Sizin hiç babanız öldü mü?’ adlı şiirinde Cemal Süreya örneğinde olduğu  gibi ‘Benim bir kere öldü kör oldum’ dizelerinin de boşuna yazılmadığını gösteriyor.

TSK’ya Balyoz

Ergin Saygun’un Kaynak Yayınları arasında çıkan yapıtı ‘Türk Ordusuna Balyoz’ adlı yapıtının adından da anlaşılacağı gibi Türk ordusuna bir balyoz gibi indirilen aynı adlı operasyonun sanıklarının çocuılarıyla ilişkilerini içeriyor, ‘Babamı Beklerken.’  Balyoz Davası’yla,  terörle mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değerli komutanlarına terörist muamelesi yapılarak yargılanmaya başlandığını değişik kaynak ve yapıtlardan da bilgilendiğimiz gibi bu yapıtta, bize bu konuda bilgi veriyor. Ancak ‘Babamı Beklerken’ adlı yapıt, ‘önsöz’de de belirtildiği gibi belge ve savunma, aklama filan içermiyor.

‘Özlemin Dili Olsa’

Nihat Behram’ın ‘Özlemin Dili Olsa’ yapıtının adının asker aileleri için de uygun olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Eşler ve çocukların ömrü bir özlem içinde geçiyor: Baba ve eş özlemi. Yapıt bunu doğruluyor. Çocuklar ve babalar arasındaki dostluğu, uğranılan haksızlık ve iftirayı ama en çok da özlemi içeriyor,  Pelin Çınar ve Burak Bilge’nin hazırladığı kitap.

Görevden göreve koşan babalarını göremeyen çocuklar, tam da babalarıyla birlikte olacakları emeklilik yıllarında Balyoz Operasyonu’yla başlayan uzun süren tutukluluk süreci heveslerini kursaklarında koyduğu görülüyor, kitabın her bölümünde.

Doğdukları andan itibaren kundakları özlemle bezenen asker çocuklarının sonlanmayan baba özlemini dile getiriyor , ‘Babamı Beklerken.’

 

Ortak Noktalar

‘Babamı Beklerken’ adlı yapıtta yer alan askerlerin birçok ortak noktaları ortaya çıkıyor, başta yurtseverlikleri olmak üzere. Balyoz Davası sanıklarından kitapta yer alanların ortak noktalarını şöyle sıralayabiliriz: Dar gelirli ailelerin çocukları olmaları, Atatürk İlke ve devrimlerine bağlı olmaları, görevlerini her şeyin üstünde tutmaları…

 

Asker Çocuklarının Eğitimleri

‘Babamı Beklerken’ adlı yapıtta, asker çocuklarının eğitimlerinin babalarının değişen görev yerleri doğrultusunda değişen okullar, öğretmenler ve çevreyle birlikte sürdürmek zorunda kaldıkları gerçeği ortaya çıkıyor. Öyle ki babalarının terfi etmeleri umurlarında bile olmuyor kimileyin.

Asker çocuklarının zaman zaman başarısızlık kapılarını çalsa da, uzun süreli olamıyor.  Bu yapıt, az da da olsa asker çocuklarının sesini duyurmayı başarıyor, şimdiye kadar çeşitli nedenlerle suskun kalan.

“Tülin ortaokul son sınıftayken babası tuğgeneral rütbesin terfi etti ve Gelibolu’da görevlendirildi. Ancak Tülin bu duruma hiç sevinmemişti. Ona göre bu terfi ailenin bir daha bir arada yaşayamayacağının tesciliydi. Yaz tatilinde hep birlikte oturup Tülin’in nerede okuyacağına karar verdiler. Seçenekler arasından, Gelibolu’ya yakın olduğu için Tekirdağ öne çıkmıştı. Burada Anadolu Lisesi’nde okuyan Tülin, orduevinde yalnız kalır ve hafta sonları babasının yanına gitmek için otobüse binerdi.” (s.82)

Balyoz Davası’ndan tutuklu sekiz askerimiz ve sekiz kız evlatlarının duygu ve düşüncelerini içeren bir kitap ‘Babamı Beklerken.’ Yapıt, ağırlıklı olarak özlem izleğinin üzerinde durmanın yanında pek az bilinen asker ailelerinin yaşayışıyla ilgili bilgiler veriyor.

Mustafa ASLAN

………………………………………..

Pelin Çınar-Burak Bilge, Babamı Beklerken, I. Basım:Kaynak Yayınları, İstanbul, Haziran 2013

 

babamı beklerken

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016