OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

aynalı göl’den yansıyanlar-mustafa aslan

 

 

 

 

Aynalı Göl

Ferda İzbudak Akıncı’nın 2005 Orhan Kemal Öykü Ödülü’nü alan Aynalı Göl adlı yapıtı sıradan insanların tatlı bir dille anlatıldığı öykülerin toplandığı bir kitap.

TUZ KOKARSA

Ferda İzbudak Akıncı yaşadığımız günleri kabalığa geçmeden anlatmış. Türkiye’nin AB ve ABD eksenine girdiği BOP’ta üzerine düşeni yapmaya kalktığından beri geçirdiğimiz günlerin öyküleri.

Türkiye’de de bir takım operasyonların yapılması gerekti. Başta sendikaların içleri boşaltılmalı, özelleştirmeler hiçbir direnişle karşılaşmadan ve insanlar gırtlaklarına kadar borçlanmalıydı. İzbudak  “sendika ağaları”nı Sabaha Karşı’da kredi kartı mağdurlarını Yeniden Başlamak’da anlatmaktadır.

Sendikaların nasıl işlevsizleştirildiğini anlattığı Sabaha Karşı‘da aslında tuzun koktuğunu öykü yoluyla söylemektedir.

Yarasalar adlı öyküsünde ekonomik/kültürel nedenlerden kişiliğini ve kimliğini yitiren insanları öykülerine taşımış. Çünkü ekonomik sıkıntı içindeki ailelerin çocukları önünde tuzaklar kurulduğunu Elmas Hanım’ın kızları üzerinden aktarır, okura.

KARDEŞLİK

Yarasalar öyküsünde olduğu gibi Maskeler öyküsünde de farklı kültürden insanların kardeşliğini anlatmaktadır. Saint Antoin Kilisesi zangocu Dimitri ile Elmas Hanım’ın dostluğunu anlatmaktadır. Farklı kültürden olmasına karşın yaşlı zangoç Dimitri kadının sırdaş olarak gördüğü, güvendiği birisidir. Yüzlerdeki İzler adlı öyküsünde zangoçtan okura ileti getirmektedir, yazar. Halkların herhangi bir kışkırtma olmadığı takdirde yaşayacağını imlemektedir öykülerinde, Ferda İzbudak Akıncı.

“Derdini boşuna Dimitri’ye anlatmıyordu ki… Bunlara anlatsa, arkasını döner dönmez anlattığı şeyler mahallenin bütün kapılarını bir bir dolaşırdı da kendinden önce varırdı. Bunu iyi biliyordu Elmas. Sır kadındı. Sırdaşını da bulmuştu. Şanslıydı doğrusu.” (s.2)

UMUT

Aynalı Göl‘de anlatılan öyküler sıkıntılı günlerimizin bir belgesidir. Ama yazar sıkıntı salıp insanların yüreğine geriye çekilmiyor. Umut var her öyküsünde onun. Bütün olumsuzluklara karşın, Sabaha Karşı öyküsünde dile getirdiği  “Fırtına olmayı öğrenmek,”  Yüzlerdeki İzlerde “Geceye başkaldırmak,” “gecenin kırılıma noktası,”  “güneş doğacak nasıl olsa” öykülerin düşünsel yönünü anlayabileceğimiz anhtarlardan birisidir. Umutsuzluk yerine ayakta durmaktan da öte “fırtına” olup dağıtmak gerek  insanımız ve ülkemize kurulan tuzakları iletisini sunmaktadır.

İZMİR
Ferda İzbudak Akıncı’nın öyküleri değişik uzamlarda geçmekte. Yapıta adını veren yapıt Samsun dolaylarında geçmektedir, örneğin. Ama İzmir önemli bir uzam olarak öykülerde duyumsatmaktadır kendini. Örnek verecek olursak Hey Gidi Günler, Hüzünlü Menekşe, Yarasalar … öykülerinde İzmir’i görebiliriz.

“Otobüs Şirinyer Parkı’nın önündeydi artık. Tansaş’ın önündeki durakta, iş çıkışı alışveriş etmiş, evlerine giden ya da gitmek için ellerinde torbalarla otobüs bekleyen hatırı sayılır bir kalabalık vardı.” (Hey Gidi Günler, s. 85)

Ferda İzbudak Akıncı Aynalı Göl adlı yapıtında güzel öyküler sunmakta bizlere, sözcüklerin başını çıok dönürmeden sade tatlı bir dille. Bir yerde Orhan Kemal öykücülüğüne uygun hepsi de. Ferda’nın da kalbi de kalemi de büyük ustamız Orhan Kemal gibi atmaktadır.

*Ferda İzbudak Akıncı, Aynalı Göl (öykü), 1. Basım:Ocak 2009, Everest yayınları-İstanbul

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016