OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

AMERİKAN SARGISI’NDA KÜRESELLEŞMENİN AYAK SESLERİ-mustafa aslan

AMERİKAN SARGISI’NDA KÜRESELLEŞMENİN AYAK SESLERİ

Beylik bir deyiş “Sanatçı çağının tanığıdır.” (Sartre).
Fakir Baykurt küreselleşme, Yeni Dünya Düzeni (Yeni Amerikan Düzeni), globalleşme sözcükleri söylenmiyorken Amerikan Sargısı adlı romanında (ad vermeden) bunları belirtmiştir.
Bundan yıllarca önce Fakir Baykurt Amerikan yayılmacılığının sonuçlarının insanları getireceği/götüreceği yeri belirtmiştir, Amerikan Sargısı adlı romanı aracılığıyla. Bu bir sanatçı öngörüsüdür. Sanatçının büyüklüğü de buradadır.
Baykurt, yapıtın başında yer alan “önsöz gibi” de Amerika’nın dünden yarına insanlara mutsuzluktan başka bir şey getirmediğini vurgular.Ülkelerin öncelikle ulusal kültürlerini yok ederek zenginlik kaynaklarını yağmaladığını, emekçilere-emekçi hareketine, özgürlüklerine de düşmanlığını belirtir.
Yapıt İsmet Paşalı yılların son günlerinde başlar. Başlangıçta yazar, İstanbul-Ankara arası bir görüntü aktarır, döneminin kimi özelliklerini belirtmek için olsa gerek.
Yazar uzam olarak Ankara (Çubuk) Kızılöz Köyü’nü seçmiştir. Aslında bu köy küçük bir modeldir, Yeni Amerikan Düzeni’nin dünyada nasıl yerleştirildiğini anlatmak için.
Baykurt, düşündüklerini, söyleyeceklerini okura anlatıcı yoluyla aktarmaktadır.

PİLOT PROJE
AZGELİŞMİŞLİK MASALLARI

Önce yağmalanmak istenen ülkeyle ilgili araştırmalar yapılır.Ardından pilot proje uygulamasına geçilir.Bu araştırmalar eğitim, kültür, sağlık, ekonomi… alanlarında çalışan uzmanların başında bulundukları bölümlerce yaptırılır, Amerikalılarca.
Amerikan Sargısı’nda Washington’a köy seçimi kesinleşmeden pilot proje ile ilgili bir rapor gönderiyorlar. Hemen olumlu yanıt geliyor.
“Washington’un karşılığı, Aid Mission to the Goverment of Türkiye’dekileri sevindirdi.” (Amerikan Sargısı, s.35)

Pilot projeni,n başarısı Amerikan yayılmacılığının da hızlanması demektir. Çünkü “küçük toplumlarda müthiş bir comunication circle‘ı olduğunu biliyoruz. Bizim bir köydeki başarımız az sonra her köyde duyularak effective olacaktır” (Amerikan Sargısı, s.33) diye düşünmektedir Amerikalılar.

Bağımlı kılmak istedikleri ülkeyi önce geri kalmış, gelişmekte, kalkınmakta, azgelişmiş olduklarına hiçbir şey beceremeyeceklerine, tembel olduklarına inandırılırlar” (İmparatorluğa Karşı, s.s. 33).
Bu ülkeleri ve insanlarını hep küçük görürler.
“Dr. Larson, ‘BU her yerde böyle olur, azgelişmiş toplumların primitive gururudur” diyor. (Amerikan Sargısı, s.52)

YERLİ İŞBİRLİKÇİLER
VE HEDEF TARİSEL KAZANIMLAR (ATATÜRK DEVRİMLERİ), SOLCULAR VE KOMÜNİSTLER

İnsanlık tarihi boyunca da gözlemleyebileceğimiz sömürücü, istilacı, yabancı ile yerli işbirlikçinin varlığına Amerikan Sargısı‘ nda da tanık oluyoruz. Amerikalılara Türkiye insanı hakkında bilgiler veren, onlarla birlikte araştırmalar yapan yerli işbirlikçilerdir. bunlar sıradan insanlar olduğu gibi, ülke yönetiminde söz sahibi olanlar da var aralarında, Baykurt’un bu yapıtında gördüğümüz gibi. Ama nedense bu insanlar bir Amerikalı’dan çok Amerikan çıkarlarını savunuyorlar.

Amerikan Sargısı‘nda ülkeyi yağmalamak isteyenlerin önündeki en büyük engel tarihsel (ilerici) kazanımlar, solcular ve komünistlerdir.Bunların hemen her fırsatta kötülenmesi, yok edilmesi gerekir;onlar için. Atatürk, Cumhuriyet, solcular ve komünistler toplumun gözünde küçük düşürülmelidir.

“Bunca yıldır Atatürk’ün Cumhuriyeti bile getire getire hicri takvim yerine miladi takvimi, bir de medeni nikahı getirdi. (…) Yeni yazı, Latin alfabesi, hava! Eskiyi bilmiyordu, yeniyi de bilmiyor. Alem ol alem, devran ol devran! Ama Amerikalı dostlarımız sayesinde, giriştiğimiz projeden çok mutluyuz.” (Amerikan Sargısı, s.138)

 

SÖMÜRÜ İÇİN HER YOL MÜBAH, CİNAYET BİLE

Gerek yapıtın genel havasında gerekse, gerekse Fakir Baykurt’un “Önsöz gibi” de belirttiklerinden anlıyoruz ki Amerika düzenini kurmasına engel kim olursa olsun yok edilecektir. Yazar, yapıtta bunu Amerikalı Boby’e anlattırır en güzel biçimde.

“Küçük bir örnek my Country, bir gazeteci doğruları yazdı kendi gazetesinde. Bilinmeyen, yakalanmayan eller, gazeteciye ne yaptı biliyorsun sen. Yakalayıp kaçırdılar. Gözlerine (…), kezzap döktüler. Çok zordur doğru söylemek.” (Amerikan Sargısı s.193)

Yapıtta yerli işbirlikçilerin çıkarına dokunmaya başladığı için Cemal öğretmen Kızılöz Köyü’nden sürgün edilir, işbirlikçi Ertan öğretmen bu köyde bırakılarak. Bu bir yerde köylüye de gözdağı vermektir.

KAYBEDEN KİM OLURSA OLSUN KAZANAN AMERİKA

KÜLTÜREL VE EKONOMİK SALDIRI

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016