OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

ALNINDA MAVİ KUŞLAR -mustafa aslan

 

ALNINDA MAVİ KUŞLAR

Alnında Mavi Kuşlar, Aysel Özakın’ın yıllar sonra yeni basımı yapılan romanı. Yapıtta 70’li yılların siyasal-toplumsal yaşamı anlatılıyor. Hepsinden öte insanı, özellikle de kadınımızın durumunu anlatıyor, kahramanı toplumcu şiirler yazan Armağan aracılığıyla, bir dönem romanı olmasına karşın değerinden bir şey yitirmeksizin.

 

KANLI 1 MAYIS

1 Mayıs 1977… Bugün bile konuşulan her ne kadar neden ve nasıl olduğu bilinse de sis perdesi örtülmeye çalışılan siyasal tarihimizin kara sayfalarından birisidir.  1Mayıs 1977 katliamı yapıtta dile getiriliyor, toplumsal uyanışın önünü tıkamak için başvurulan yollardan birisi olduğu gerçeği,.

“Bir patlama sesi geldi kulağına. Bu ses ilk an da ona mitingin bir parçasıymış gibi göründü. Yokuşun sonunda, üç yol ağzındaydı. Patlamalar birbirini izledi. Armağan birden döndü, yukarıya doğru çevirdi yüzünü. Üç ayrı koldan, basamaklardan, sokaklardan işçilerin, öğrencilerin ve yürüyüşe katılan kadınların erkeklerin koşarak indiklerini gördü.” (s.10)

Aysel Özakın’ın Alnında Mavi Kuşlar  adlı romanı 1 Mayıs 1977 olayları yapıtın sadece bir yönü. Geriye dönüşler biçimin de olayların anlatıldığı romanda kanlı 1Mayıs 1977 romanın ana izleği.

1 Mayıs olaylarının tertipleyicisi, katliamın sorumlusu kim? Yapıtta bu soruya yanıt aranıyor. Yazar, okuru tembelliğe itmek istemediğinden olsa gerek, birçok yanıt ortaya atılmış. Sağ-sol ve sol içi çatışmaların, bölünmelerin yaşandığı bu yıllarda, Taksim alanında ve Kazancı Yokuşu’nda birbirini tepeleyerek ölen, öldürülen insanların sorumlusu üzerine çeşitli olasılıkları değerlendirir. Sol içi bir çatışma saptamasına sıcak bakmayan yazarın olasılıkları arasında yabancı sermaye ve CİA da var, yapıtın bütünlüğü içinde.  Hatta sol içi bölünmelerden de parmağı olduğunu imler, CİA’nın.

“Birbiriyle kavga eden, birbirlerine kızan iki arkadaş hemen iki ayrı grup kurmaya kalkışıyor.”dedi Sinan.

“CIA’nın oyunu bu.” dedi Taner.

 

KADINLIK TANRININ EN AĞIR CEZASI MI?

 

 

Alnında Mavi Kuşlar kadınlarımızın durumunu da irdeliyor.  Toplumda önemli bir yeri olmayan kocası, kardeşi tarafından, dövülen, sokakta rahat verilmeyen kadınlar… Yapıtta, erkek egemen toplumda kadınların “kadınlığı tanrının bir cezası olarak “olarak yorumlarına bile yol açıyor.

“Nereye baksa kendi içine çöken karanlığı görüyordu. Işıklarını söndürmüşlerdi onun. Onun babası geniş toprakları olan bir din adamıydı. Çarşafını aralayan kızının başını duvara vuruyordu. Sesi bir gök gürültüsü gibi büyük, eski taş yapıyı sarsıyordu. Onu on üç yaşında bir başka köyün sahibinin oğluna vermişti.” (s.23)

Yazarın ‘kadınlığı Tanrının en ağır cezası’ olarak savlamadığını hemen belirtmeliyim. Kahramanımız Armağan’ın annesinin uzun ve çileli öyküsü kitaptaki ezilmiş kadın tiplerinden birisi. Kahraman öteki kadınlar adına ’aile, gelenek, korku, cinsiyet…’ engellerini aşmaya çalışan bir tiptir. Daha da ileri giderek evliliğin başkaldırıyı engellediğini dile getirmektedir. Yazar, kadın tiplerini verirken toplumun yapısını da bir sosyolog gibi gözlerimizin önüne seriyor, kadın ve erkeği birbirinden ayırmadan. Üstelik kadını insan olarak gören erkeklere karşı büyük bir saygı ve sevgi var yapıtın genelinde.

“Yaşlı adam, iyiyi kötüden ayırt edebildiğini ve insanların sırlarına saygı duyduğunu sezdiren bakışları ve gülümsemesiyle Armağan’a bir anahtar uzattı. Armağan İstanbul’da aradığı uygarlığa kavuştuğunu düşünüp mutlu oldu o an.” (s.26)

Kadının özgürleşmesi sorununa değinilen romanda özgürlük ve ahlak kavramları üzerinde duruluyor. Ahlakın özgürlükle sorumluluğun bir arada taşınmasından doğduğunu belirtiyor, Aysel Özakın.

 

İSTANBUL

Yapıtta İstanbul uzam olmanın ötesin de bir çok yapıtta olduğun gibi kişileştirilmiş. Aynı durumu A. H. Tanpınar, Orhan Kemal, Sait Faik, Reşat Enis, Haldun Taner… yazarlarımızın yapıtlarında gördüğümüz gibi.

Yazar, kentin tarihi ve doğal güzelliklerinden çok kentin başka yönlerine dikkat çekmiş.  İstanbul’un çok göç alan, konut, ulaşım sorunu olan ve yalnız genç bayan için zor büyük bir kent olduğunu orta yaşlı bir kadın kahramanının ağzından aktarır.

“Hiç tavsiye etmem. Yalnız genç bir bayan için çok zor şehirdir. İnsanın bir evi, arabası yoksa bence b u şehirde oturmamalı. Sizin yerinizde olsaydım, aileme yakın, sakin bir yerde oturmayı tercih ederdim… İstanbul artık eski İstanbul olmaktan çıktı. Affedersiniz it kopuk dolu.” (s.21)

1977 1 Mayıs katliamı gibi narin bir konuyu cesurca yazıya aktarmış Aysel Özakın. Alnında Mavi Kuşlar çarpık kentleşme, kadın… sorunları da içinde barındıran bir roman. Ayrıca dünden – bugüne Türkiye’deki değişimi gözlemleme olanağı tanıyor..

Updated: 04 Şubat 2012 — 18:33

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016