OkulBil TV

Eğitim - haber - Sanat

ahmet necdet (yokluğunla çoğalarak-mustafa aslan

 

 

 

 

 

 

YOKLUĞUNLA ÇOĞALARAK
            “Yokluğunla Çoğalarak” Ahmet Necdet’in uzun yılların şiir birikiminden damıttığı şiirlerinden oluşan bir yapıt. Onun şiir tarihi oldukça eskilere dayanır, şairin gizli tarihi incelendiğinde.

            “Yokluğunla Çoğalarak” da önemli birkaç izlekten söz edebiliriz. Ama bunlarla da yapıtı sınırlamanın doğru olmayacağını düşünüyorum.

            Aşk, zaman, şair ve şiir yapıta egemen olan izleklerdendir. Hepsi de iç içe geçmiş ve birbirinin tamamlayıcısı konumundadır, yapıtta. Ahmet Necdet, bu yapıttaki şiirlerini bilerek izlek açısından bir araya topladığını sanmıyorum. Bildiğim kadarıyla, bu ürünlerin izleği doğal bir oluşum sürecini izlemiştir, şairin ve şiirin tarihi at başı birbirini izlediğinden.

 

            ZAMAN EN BÜYÜK DÜŞMAN MI?

            Hayatı bir uçuruma benzeten şairin insanoğlunun yenmesi gereken tek şey olarak gördüğü zamandır. Büyük bir değirmende (Bu değirmen Dünya’dır.) un ufak eder insanoğlunu, öğütür. Ama öğütüldüğünün farkına varamaz, son kerteye kadar.

A.Necdet, ünlü şairlerden ve ad vermeden de aktarımlar yapmış, zamanın acımasızlığı konusunda. Shakespeare’e göre, “Zaman kanlı bir zorbadır.” Baudelaire, zamanı betimlemeyi şöyle sonuçlandırır: “O’dur yüreğimizi kemiren gizli düşman.” (Zamansız Bir Zaman İçin Sone, s. 26). Zaman bir ömür törpüsüdür. Onu hiçbir şey durduramaz. “O her dem akar gider,” her şeyi çürüterek, yok ederek.

Öyleyse, şairin en büyük düşman dediği zaman karşı nasıl direnilir? Hem de erimeden, çürümeden ona karşı durmak olası mıdır?  Zamana karşı savaşım kılavuzu niteliğini taşıyan yapıtta şair yanıtı örnek okura verir. Zamana karşı savaşım yolu şudur, şaire göre: Yaşamı düş bilmek, şiir yazmak ve aşk. İlle de aşk… Tükenmekten, yok olmaktan kurtulmanın başka bir yolu yoktur. İşte anahtar dize:” Derim ki: “Bir tek aşkla karşı koyarız ona.” (Ve Aşk Beni Terk Eder, s.s. 38-39) Şair, zaman adı verilen acımasız düşmana her şeye muktedir olarak gördüğü “aşk”la karşı konulacağını savlamaktadır.

Anılarla yaşamak zamana yenilmek midir? “An”ı yaşamak nedir öyleyse?

“Anı” şair için tükenip gitmiş zamandır. Gün yaşandı mı biter, dün olur. Geri getiremeyiz, yaşananı. Şair soruyor:”O tükenmiş zamanı, söyle nasıl yaşarsın? (s. 30) Heraklit gibi, “Akan suda iki kez yıkanmaz,” demek istiyor, eytişimsel b ir deyişle. Görkemli dostlukları bile epritmiş an ı peşinde koşmaya karşıdır. Ne yapmalıdır öyleyse?  “Dün Tüketilmiş Bugün “ şiiri her şeyi anlatmaya yetiyor de, artıyor bile. Anıyı bir tarafa bırakıp an’ı yaşamak gerekir. Anı tutkunu olmak, bir yerde gizli düşman değdi zamana karşı yenilgiyi peşinen kabullenmektir. Yarın var olabileceğini kim garanti edebilir? Öyleyse an’ı iyi değerlendirmek gerekir. “Tat almaya değer bul tükettiğin her anı,” (Yalan Dünya Sonesi, s.s. 34-35).

 

AŞKIN KAÇ YÜZÜ VAR?

A.Necdet şiir, zaman ve yalnızlığa kafa yorduğu kadar aşka da… Şair, aşkın birkaç yüzünün olduğunu ileri sürer, dizelerinde.  Aşk, bir yüzüyle yapıcıdır. Aşk ikinci yüzüyle de yıkıcıdır. Ne yapmalı aşkın yıkıcılığına karşı? Şairin “sen yine de sev onu, terk etme sonsuza dek!” dizesi aşksız sevgisiz bir yaşamı önermediğinin göstergesidir. Buradan yola çıkarak yalnızlığa karşı da kuşanma yollarını şiirleştirmiş, A. Necdet. Aşkın yıkıcılığına karşı şairi yaşama bağlayan nedir? Dünya nimetleri mi? Değil!  En büyük gizler ve büyüler arasında aşkı ve şiiri sayar. Yalnızlığın dermanı aşk ve şiirdir.

 

HEP/HİÇ, VARLIK/YOKLUK

İnsanoğlu’nun zihnini öteden beri meşgul eden kavramlar arasında hep yer almıştır: Varlık / yokluk, hep / hiç. Şair insan zihnini meşgul eden bu kavramları şiirine konuk etmiş. Ancak o şiirin kalıpları içerisin de okuru felsefi olduğu kadar hoş b ir gezintiye çıkarmış. “Dün Bir Aynaya Baktım” adlı şiirin de varlık/yokluk ve hiçlik kavramları üzerinde kafa yorar.

“Şiirsel sözün raf ömrü ne kadardı,” diye sorar, varlık/yokluk izleğinin başat olduğu şiirin de, hiçliğe varan yolda sınırın da ne olacağını sorgulayarak aynı zamanda.

“Sonsuzluk Sonesi” adlı şiirinde de hep/hiç, varlık /yokluk kavramlarına değinirken ‘öncesiz’ ve ‘sonrasız’ı sonsuzun sınır taşı olarak gösterir.

“Yaşam Ey” adını taşıyan şiirde hiç/hep gibi kavramların yanında tekil çoğul kavramlarına da farklı anlamlar yükler:”Sen tektin, ben çoğuldum:Tekil kıldım kendimi,” (s.s. 8-9)

Şair kitaba adını veren şiiri “Yokluğunla Çoğalarak” da, “Yokluğunla çoğalan benim başkası değil.” (s.s. 12-13) diyerek yokluğu bir çoğalma biçimi olarak sunar.

 

SÖZÜN SONU

Ahmet Necdet, Yokluğunla Çoğalarak da felsefenin de önemli konuları arasında yer alan zaman, varlık ve yokluk konularını ana izlek edinmiş, şair ve şiirle birlikte. Her dizesi yaşama sevinci veren, an‘a sahip çıkmamızı cesurca söyleyen ve an’ı yaşamayı salık veren şiirlerden oluşmaktadır, Yokluğunla Çoğalarak.

 

*A. Necdet, Yokluğunla Çoğalarak Şiir), Artshop Yayıncılık, Mart 2006-İstanbul

Updated: 24 Eylül 2011 — 06:34

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OkulBil TV © 2016