nasrettin hoca’nın uzay serüveni-fatih erdoğan

FATİH ERDOĞAN ( Radikal Kitap-03.05.2002))

 

büyük dünya mitoloji ansiklopedisi-mustafa aslan

 

büyük dünya mitoloji ansiklopedisi-mustafa aslan Yazının Tamamını Okuyun »

sen kimsin? (çiğdem anad) – mustafa aslan

sen kimsin? (çiğdem anad) – mustafa aslan Yazının Tamamını Okuyun »

öteki (inci aydın)-mustafa aslan

 

öteki (inci aydın)-mustafa aslan Yazının Tamamını Okuyun »

adressiz mektuplar-mustafa aslan

   

 

ADRESSİZ MEKTUPLAR

 

                                                  

 

“Adressiz Mektuplar” N.G. Çernışevskiy’nin (1829-1889) yazılarının yanı sıra onunla ilgili güzel bir incelemenin de yer aldığı bir yapıt. Dilimize Arif Berberoğlu’nun kazandırıp Evrensel Yayınları tarafından yayınlanan kitap iki ana bölümden oluşmaktadır.


Birinci bölümde,  N.G. Çernışevskiy’le ilgili Lebedyev-Polyanskiy’in bir incelemesi yer almaktadır. Lebedyev, uzun yazısında Çernışevskiy’i çeşitli yönleriyle ele almaktadır. Yazının Tamamını Okuyun »

çalışılmış yalnızlık-mustafa aslan

çalışılmış yalnızlık-mustafa aslançalışılmış yalnızlık-mustafa aslan

düş ekmeği(oktay akbal)-mustafa aslan

 

düş ekmeği(oktay akbal)-mustafa aslan

 

DÜŞ EKMEĞİ  

Düş ekmeği Oktay Akbal’ın ilkgençlik, sinema ve savaş karşıtlığı izleğinin ağırlık bastığı bir romanı. Yazar, kahramanlarının ruhsal durumlarından hareketle yaşanılanları  sunuyor, okura

İlkgençlik

Düş Ekmeği  adlı yapıtında Oktay Akbal gençliğe adım atan lise öğrencilerin yaşamından yola çıkarak ilkgençlik dönemini anlatıyor. Lise öğrencisi gençlerin aile, arkadaş, aşk ve cinsellik konularına değiniliyor.

Kahramanımız babasını erken yaşta yitirdiği için yapıttaki kuşak çatışmasını başka bir arkadaşı üzerinden veriyor. Gelecek kaygısının yanı sıra gençleri en fazla ilgilendiren konular aşk ve cinsellik olarak öne çıkıyor.

“Bir başka şey var, bir kez tattığım  o güzel duygu. Bir dişi vücuda değme, onunla birleşme, doygunluk… Okul arkadaşlarım genelevlere gidiyorlar.” (s.101)

 Sinema

Türkiye’deki değişimi de yakından görmemizi sağlıyor, yapıt. Şehzadebaşı’nda tek bir sinemanın kalmadığı günümüzde ama Düş Ekmeği adlı yapıtta bu semtteki sinemalardan söz ediyor. Filmlerin sinema salonlarında izleyiciyle buluştuğu yoğun bir dönemi anlatıyor. Çocukların bayram harçlıklarıyla sinemaya gitmeleri Şehzadebaşı’nda…

“Şehzadebaşı sinemalarının vitrinlerini seyrettim. Dostlarım! Kadını erkeğiyle… Birden canım çekmedi girip iki saat karanlıkta kalmayı.Ben öğle saatlerinde film seyretmek isterim, on iki, on iki buçuk  matineleri.” (s.88)

Savaş karşıtlığı

Düş Ekmeği’nin en belirgin yanlarından birsidir, savaş  karşıtlığı. Roman II. Paylaşım Savaşı yıllarında geçiyor, İstanbul’da. Çok öne çıkarmaz ama yazarın zaman zaman genç bir insanın gözünden yaşam sevinci içindeki birinin savaşa olumsuz bakışı her şeyi anlatmaya yetiyor.

“Hem bu savaş dünyasında yarın ne olacağız belli mi? Belki son sınıfta askere alacaklar. İlk dünya savaşındaki gibi. Trakya Cephesi, Doğu Cephesi. Daha yirmisine gelmeden yok olup gitmişiz. Ben ve arkadaşlarım. Yaşamadan daha!.. Duymadan en küçük bir sevinç… Sevdiğim kıza elimi değdirmeden… İçimdeki duyguları kağıt üstüne dökmeden…” (s.79)

Edebiyat sanat

Yapıtta, sanat edebiyatla ilgilenen lise öğrencisi bir kahramanla karşı karşıyayız. Hem de zamanın gazetelerinde öyküleri yayımlanan birisi. Bu sayede döneme ilişkin kimi saptamalara da bizi götürüyor. Bunların en önemlisi kimi yazar ve şairlerimizin yapıtlarının serbestçe okunmadığı gerçeğidir. Düş Ekmeği’nde Nazım Hikmet’in yapıtlarının rahatça alınıp okunmadığının imlerini görüyoruz.

“Nazım Hikmet’i eve götüremedim. Bunlar tehlikeli şiirlerdi. Eskiden basılı kitapları vardı bende, ‘835 satır’, ‘Taranta Babu’. Vedat , bu şiirleri bir öğretmeni varmış ondan almış gizlice, beş kopya çekip ona geri verecektim.” (s.43)

 

İstanbul

Yapıt ağırlıklı olarak Fatih, Beyazıt, Şehzadebaşı uzam olarak seçilmişse de yapıt genel bir İstanbul havasını veriyor. Yapıtta dünden bugüne bir İstanbul görünümünü karşılaştırma olanağını veriyor, yapıt.

Yapıt, Beyazıt ve Fatih’te bir zamanlar (1940)  tramvay olduğunu gösteriyor. Beyazıt’ta ise Kapalıçarşı, yangın kulesi yapıtta karşılaşabileceğimiz İstanbul köşelerinden birkaçı.

“Beyazıt Alanı’ndan yeşil bir tramvay kıvrılıp geçti. İnsanlar karınca gibiydi. İnsanlar karınca gibiydi. “ (s.s.10-11)

 

Oktay Akbal, Düş Ekmeği adlı romanında genç insanların ruhsal durumlarını gelecek beklentisi içerisinde başarıyla veriyor. Gelecekte iyi bir yaşam beklentisi içerisinde olan gençlerin savaş karşıtı (II. Paylaşım Savaşı) duygularının ötekilerden (arkadaşlık, aşk, gelecek) ayırmayarak veriyor.

Başta gençler olmak üzere her yaştan okurun zevkle okuyacakları bir yapıt, Düş Ekmeği.

 

Oktay Akbal, Düş Ekmeği (roman), Can Yayınları, İstanbul-2001

 

 

 

 

 

 

ALNINDA MAVİ KUŞLAR -mustafa aslan

 

ALNINDA MAVİ KUŞLAR

Alnında Mavi Kuşlar, Aysel Özakın’ın yıllar sonra yeni basımı yapılan romanı. Yapıtta 70’li yılların siyasal-toplumsal yaşamı anlatılıyor. Hepsinden öte insanı, özellikle de kadınımızın durumunu anlatıyor, kahramanı toplumcu şiirler yazan Armağan aracılığıyla, bir dönem romanı olmasına karşın değerinden bir şey yitirmeksizin. Yazının Tamamını Okuyun »

san francisco’nun güneyi (jack london)-mustafa aslan

san francisco’nun güneyi (jack london)- mustafa aslan Yazının Tamamını Okuyun »

vivaldi’yi nasıl bilirdiniz?-mustafa aslan

 

VİVALDİ’Yİ NASIL BİLİRDİNİZ?

 

Vivaldi klasik müziğin önemli adlarından birisi. Dört Mevsim konçertosu ise onun adıyla anılan bir yapıt. Dört Mevsim, Vivaldi’nin yaşamından belirgin izler bulabileceğimiz Laurel Corona’nın romanın da adı.

 

KESİŞEN YOLLAR

 

Laurel Corona’nın Dört Mevsim adlı yapıtı iki kız kardeşin yaşamı üzerine kurulmuş. “Vivaldi ve Dört Mevsim’le bunun ne ilişkisi var?” diye sorabilirsiniz. Yazının Tamamını Okuyun »